Cumhuriyetimizin 88. yılı kutlu olsun!


Ne mutlu Türk'üm diyene! 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun!




İSTİKLÂL MARŞI
Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.
Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl...
Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklâl!

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
'Medeniyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın.
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın...
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri "toprak!" diyerek geçme, tanı:
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ?
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Huda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüdâ.

Ruhumun senden, İlâhi, şudur ancak emeli:
Değmesin mabedimin göğsüne nâmahrem eli.
Bu ezanlar-ki şahadetleri dinin temeli-
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım,
Her cerîhamdan, İlâhi, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır  ruh-ı mücerred gibi yerden na'şım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl:
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklâl!
Mehmet Âkif Ersoy

241. GÜN (Roma tatili 5.Günü)

17 Ekim Pazartesi

Artık yorgunluğa iyice alıştık. Bugün Roma'daki son günümüz. Trastevere denilen başka bir mahalleyi gezeceğiz...

10.30
1 su bardağı süt
1 paket tereyağ (sanırım 15 gramlık bir paketti)
2 dilim kızarmış tost ekmeği


Kahvaltıdan sonra metroya binmek üzere istasyona gittik. Yine Vatikan durağında ineceğiz ve oradan San Angelo Kalesi'ne (Castel San't Angelo)gideceğiz. Burası Roma'nın diğer tarafında yer alıyor. Roma'nın tam ortasından geçen San Pietro Nehiri ile şehir ikiye ayrılmış durumda. Ama çok güzel köprülerle iki taraf birbirine sık aralıklarla bağlanmış. En güzel köprü de San Angelo Kalesi'nin önündeki köprü. Köprüdeki melek heykellerini bilin bakalım kim yapmış? Bernini ve öğrencileri tabi ki


Malesef Pazartesi günleri kale kapalıymış o nedenle içini gezemedik. Ama gezen arkadaşlarımız çok beğenmişti. Artık bir daha ki sefere...

Buradan nehir boyunca yürüyerek Yahudi mahallesi olarak bilinen Trastevere'ye varıyorsunuz. Bir sürü küçük meydanları olan bir mahalle. Buraya gelirken yol üstündeki mahallelere Getto (Ghetto) deniyor.


Burada bir cafede Caffe della Scala 'da mola verip kahve içelim dedik...

13.30
1 fincan az şekerli espresso

Güzel ve eski sokaklarda gezerek Ghetto'da Roma'nın tadını çıkardık. Ve sonuçta yine acıktık :) bu sefer turistler için pratik bir menü yapan bir restorana girdik. Çok sıcakkanlı ve misafirperver yaklaşımları vardı. Ristorante Sora Cencia...


15.00
1 dilim bruşetta (hastasıyız)
1 adet pizza marinara (ben deniz mahsüllü zannetmiştim ama sadece salçalı soslu sarımsaklı bir pizzaydı, peynirsizdi, lahmacundan biraz daha kalın ama bir pizza için süper incelikte!)
3 kaşık krem karamel
1/2 kutu bira Peroni


Yine hamurlarımız yiyip karnımızı doyurduktan sonra nehirin diğer tarafına geçtik. Nehirin tam ortasında Tiber Adası denilen bir ada var. Bu adada sadece bir hastane yer alıyor.


Buradan geze geze önce tekrar Navona Meydanı'na gittik. Burayı çok sevdim. Dün oturup kahve içmemiştik bugün kahve keyfi de yapalım dedik. Cafenin tam karşısında çok yetenekli bir gitarist çalıyordu. Belki de günümüzün en güzel anıydı. Hava çok soğumuştu ama o kendini gitara kaptırmıştı. Sanırım onu ne kadar ilgiyle dinlediğimi fark etmiş olacak ki giderken bana gülümseyip el salladı. Çok mutlu oldum :)


18.00
1 fincan az şekerli espresso (kahveyi şekersiz içebilirim ama bu İtalyan işi kahve şekersiz içilmiyor be)

Sonra Pantheon'a, oradan Trevi Çeşmesi'ne derken otelin olduğu bölgeye vardık.

Hergün yaklaşık 11 saat yürüyerek tatilin sonunu getirdik. Son akşam yemeğimizi de yiyelim doğru bavul toplamaya. Roma'da ilk yemeğimizi yediğimiz otele yakın olan restorana gitmeye karar verdik. Ristorante Berzitello...


21.30
Insalata Primavera (enginarlı parmesan peynirli harika salata! hepsini ben yedim)
Linguine Gamberi (Karidesli Linguine makarnam harikaydı içinde 7-8 tane karides vardı)
250 ml kırmızı şarap (vino de casa usulü)

Son akşam yemeğimiz yine bir harikaydı!


Bavulu topladım :( yarın sabah kahvaltımızı edip yollara düşeriz. Türk yemeklerimizi çok özledim ama Roma'ya doyum olmaz, yine geliriz umarım.

Aşk Çeşmesi'ne para attığıma göre yeniden geleceğim demektir :)

Toplam 2 litre su

17 Ekim Pazartesi

Diyetisyen Serap Orak Tufan

www.kendinizeiyibakin.com

240. GÜN (Roma tatili 4. Gün)

16 Ekim Pazar


Dün Vatikan'da ve müzesinde çok yorulduk. Sabah akşam ağrı kesici almadan duramıyorum. Bugün de yine yürüyerek Roma'nın bir başka mahallesini gezeceğiz...

11.00
1 su bardağı süt
1 üçgen krem peynir
1 paket tereyağ (sanırım 15 gramlık bir paketti)
4 dilim kızarmış tost ekmeği

Bugün ne zamandır yemediğim bir tür kahvaltı yaptım. Kızarmış ekmek ve tereyağa bayılırım. Ama çok nadir yerim. Günlüğümü takip edenler bilir. İnsan yemekten keyif aldığı şeyleri arada bir az da olsa yemelidir. Eğer yemezse sonrasında aşırı yeme durumu ortaya çıkabilir. Bütün hafta hiç çikolata yemeyip haftasonu 1 paket çikolata yemek buna bir örnektir. Halbuki hafta içi 1-2 kez 1 madlen, 1 lokma kadar çikolata yerseniz ne tadını özlersiniz ne de aşırı yemeye eğilim gösterirsiniz.


Otelde kahve içmiyorum ki dışarda güzel bir kahve keyfi yapayım diye. İyi ki de öyle yapmışım çünkü Venedik Meydanı'na bakan bir cafede oturup ilk kahvemi içtim. Uno caffe per favore ;)

12.00
1 fincan espresso (az şekerli)


Merak ettiğimiz yerlerden biri de Campo de Fiori denilen yerdi, hem bir pazar yeri hem de çiçekçilerin olduğu bir meydan. Ufak bir pazar yeriydi. Biz, Barselona'daki La Bouqeria gibi bir yer zannetmiştik. O nedenle hayal kırıklığı yaşadık. Orası büyük ve her türlü yiyeceğin olduğu güzel bir pazar yeriydi. Barselona'ya giderseniz mutlaka uğrayın.


Sonra yine yürüyerek Navona Meydanı'na geldik (Piazza Navona). Burası tam hayal ettiğim meydandı. Canlı müzik yapan müzisyenler, yetenekli ressamlar, hoş cafeler, çiçekli balkonlar ve Bernini heykelleriyle dolu çeşmeler... İtalya tatilim daha önce bilmediğim ama artık hayran olduğum bir sanatçıyı tanımama neden oldu. Roma'da her yerde onun eserleri var. Artık bir Bernini hayranıyım. Taşa ruh veren adam!

Burada biraz gezinip bolca fotoğraf çektik. Artık yemek yeme zamanı. Pantheon'a gitmeden önce yiyelim diye düşünmüştük ki varmışız bile. Tam köşede Miscellanea isimli bir restorandı ve yemekler çok güzeldi. Kaç gündür hamur işi yediğim için et yemek istiyorum.


16.00
Straccetti con rughetta e parmigiano(soslu dana eti üzerinde roka, domates ve parmesan peyniri, sos harikaydı ama biraz yoğundu. Çok lezzetliydi bunu evde de deneyebilirim belki
1 dilim beyaz ekmek
250 ml beyaz şarap (vino de casa usulü)
İkram olarak da 1 kadeh sexy wine :)

Hem salata hem de et yemiş oldum. Roma'da yediğim en lezzetli yemeklerden biriydi.


Bu arada Pantheon harika bir binaydı. Tarihte yapılan ilk bina olma özelliğine sahipmiş. Şehrin ortasında kurulmuş bir tarih sahnesi gibi. Pazar günü olduğu için içerde bir kilise korosu ilahiler söylüyordu. Onu da dinledik. Ne uyumdu!

Geze geze çok yorulduk. Yolumuz yine aynı yerlere düştü. Pastarito'da bir kahve molası...

18.00
1 fincan espresso

Yine Aşk Çeşmesi, yine İspanyol Meydanı derken çok acıktık ve meydana yakın Sugo isimli bir restorantta akşam yemeği yedik.


20.30
2 dilim bruşetta
Deniz mahsullü risotto (tabağımda biraz pirinç bıraktım ama deniz ürünlerini yedim. Çok da güzel değildi, deniz ürünleri daha kaliteli olabilirdi)


250 ml kırmızı şarap(vino de casa usulü)

Bu yemeğin üstüne yürüyerek otele döndük. Öğünlerde fazla yediğim için ara öğün ihtiyacı bile duymuyorum. Yalnız burada meyve yemiyoruz.

Toplam 1,5 litre su

16 Ekim Pazar

Diyetisyen Serap Orak Tufan


www.kendinizeiyibakin.com

239. GÜN (Roma tatili 3. Gün)

15 Ekim Cumartesi

Dün çok yorulmuştum. Bu sabah da tam dinlenemeden kalktım. Yurt dışı tatilleri genelde böyle oluyor. Her gün çok değerli, zaman kısıtlı, gezilecek çok yer var...

10.30
1 bardak soğuk süt
2 dilim kızarmış tost ekmeği
2 üçgen peynir
1 adet çikolata dolgulu kruvasan
1 adet kuru kayısı

Bugün doğru Vatikan'a gidiyoruz. Bütün günümüz orada geçecek sanırım...


Metroyla Vatikan'a en yakın istasyona geldik. Biraz yürüdükten sonra muhteşem San Pietro Meydanı'na (Piazza San Pietro) geldik. Bir süre ortamın büyüsüne kapılıp fotoğraf çekimine daldık ama yüzlerce kişinin sırada beklediği kuyruğu görünce kendimize geldik. En az 1 saat sırada bekleyecektik hem de öğle sıcağında !

14.00
4 adet kuru kayısı (530 merdiven ile kubbeye çıktıktan sonra)


Uzun süren bekleyişin ardından San Pietro Bazilikası ve kubbesini gezdikten sonra yorgunluktan ve açlıktan bayılmadan önce yemek yemeye karar verdik. Sonrasında merakla beklediğim Vatikan Müzesi'ni gezeceğiz...Cafe Risorgimento isimli restorana gittik, pek tavsiye etmem.


15.00
1 porsiyon domates soslu peynirli ravioli (ravyoliyi çok beğenmedim ama yedim biraz vasat bir restorandı. Eminim ravyoliyi güzel yapan çok iyi yerler vardır)
125 ml beyaz şarap

Vatikan Müzesi'ne girdikten sonrasını pek hatırlamıyorum. Çünkü resimler, heykeller, sanat beni benden aldı götürdü. Bir ara kahve molası verdik...

17.00
1 adet az şekerli espresso

Koridorlar, Rafael Odaları ve Sistin Şapeli'ni de gördükten sonra sanata doymuş, yarı rüya aleminde bir şekilde müze gezimizi bitirdik. Burdan çıkardığım sonuç : Vatikan Müzesi'ne mutlaka tekrar gelinecek


Metroyla karşı tarafa geçip dinlenecek bir mekan aradık. Popolo Meydanı'na gittik. Daha önce Ayhan Sicimoğlu'nun programlarından gördüğüm mekanlardan biri olan bu meydanda kahve keyfi iyi gider...Popolo Meydanı'nı çok sevdim. Rosati isimli bu güzel pastanede oturduk, ayaklarımın ağrısına dayanamıyorum...

18.30
1 fincan az şekerli cappuccino


Bu kadar yorgunluğun üstüne hala yürümeye devam ediyoruz. Yine İspanyol Merdivenleri'ne geldik. Buradan metroya binecektik ki kapalıydı, mecburen yürüdük.

Akşam yemeği için Barberini Meydanı'na yakın çok güzel bir yer bulduk. Üstelik canlı müzik de vardı. Yemeğimizi güzel sesiyle romantik şarkılar söyleyen ve gitar çalan bir müzisyeni dinleyerek yedik.


20.00
2 dilim bruschetta (buruşetta üzeri domatesli, kuru soğanlı bir ön yemek, her yerde farklı malzemelerle yapılıyor, hastasıyım)

1 porsiyon gnocchi(patatesli ve peynirli bir hamurdan yapılan bir yemek. Niyokki diye okunuyor. Bu yemeği ilk kez bir romanda okumuş ve çok merak etmiştim. Özlem Kumrular-Hoşçakal Milano Hoşçakal Aşkım. Sonrasında ilk İtalya gezimde yemiştim. Bu sefer de yemeden yapamadım. Bazen evde de yapıyorum.)


Barberini salad (roka,şeftali,parmesan dilimleri ve ballı soslu harika bir salataydı, tadı damağımda kaldı)
250 ml kırmızı şarap (vino de casa usulü, hiç şişe açtırmadık)

Bu gün de yine bol karbonhidrat alarak geçti. Neyseki çok yürüyoruz.

Toplam 2 litre su

15 Ekim Cumartesi

Diyetisyen Serap Orak Tufan


www.kendinizeiyibakin.com

238. GÜN (Roma tatili 2. Gün)

14 Ekim Cuma

Bu sabaha yorgun başladık çünkü dün çok aç kalmıştık ve akşam da baya yürümüştük. İstanbul'daki hayatımızla kıyaslarsak çok hareketli bir gündü. Bugünün sonunda ne kadar yorgun olabileceğimizi şimdiden tahmin edebiliyorum...

Otel (B&B Matisse) oda kahvaltı tarzda olduğu için sabahları sınırlı bir menümüz var ama bana yeter de artar bile çünkü nereye gidersem gideyim kahvaltı tarzım pek değişmez.

10.00
1 bardak soğuk süt (evet burada da süt buldum çok mutluyum)
2 dilim kızarmış tost ekmeği
2 üçgen peynir
1 adet çikolata dolgulu kruvasan(hazır ürün)çok yürüyeceğimizi düşündüğüm için kahvaltıda doyduğum halde bir de bunu yedim

Bugün arkeolojik bir turumuz olacak. Kolezyum ve çevresindeki yapıları gezeceğiz. Artık hangi ara yemek bulur yeriz bakalım...


Aslında gezdiğim yerlerle ilgili ayrıntılı bilgiler de vermek isterim ama bu bir beslenme günlüğü olduğu için konuyu çok genişletmek istemiyorum. En iyisi tatille ilgili notlarımı ayrı bir konu olarak başka bir yazımda anlatayım. Yoksa anlatacak çok şey var...

Kolezyum (Colosseo) harika bir yapıydı, sonrasında aynı bölgede bulunan Roman Forum'u (Foro Romano),Palatino ve Kostantin Tak'ını (Arco di Costantino) da gördük. Tüm bu gezimiz 4 saat kadar sürdü. Toz toprak içinde,inanılmaz yorgun ve aç aç yürüdük. Üstelik sabah kahvemi bile içmemiştim. Kafein istiyorum!


Bu bölgeye yakın bir yerde yemek yemezsek 10 adım daha atamam zannederken açık ve güzel bir yer bulmak gibi bir durum ortaya çıktı. Çünkü siesta zamanına rastladığımız için birkaç yer kapalıydı. En sonunda hem çok tavsiye edilen hem de yemekleri gerçekten çok güzel bir yere ulaştık. Pastarito!

Pastarito Roma'da birkaç şubesi olan bir restorant. Ve her zaman açık, mutlaka tavsiye ederim. Bana tavsiye edenler çok haklıymış...


16.30
Karidesli taglietelli (8 adet iri ve taze karides vardı,domates sosluydu ve muhteşemdi)
250 ml beyaz şarap (vino de casa usulü, gazoz gibiydi bayıldım,eşim kola içti şarabın hepsini ben içtim)
Az şekerli espresso (nihayet Roma'daki ilk kahveme kavuştum)

Yolumuz yine Aşk Çeşmesi'ne düştü, zaten Roma'da her yer birbirine o kadar yakın ki


Oradan da dondurmamızı alıp İspanyol Merdivenleri'ne gittik. Roma'da her yerde olan Blue Ice isimli dondurmacıdan 1 top dondurma aldım ama çok tatlı geldi tamamını yiyemedim. Yarısını yemişimdir.

18.00
1 top dondurmanın yarısı (tiramisulu)

Gezmeye devam... Güzel bir meydanda birşeyler içelim dedik...


20.00
2 yudum grappa (korkunç birşey sakın içmeyin, hep duyup merak ettiğim bir içkiydi ama bana göre çok sert bir içkiymiş. 2.yuduma şans vereyim dedim ama 3. yudum asla olamazdı)

Sürekli yürümenin etkisiyle eşim acıktı, ben pek acıkmasam da yine de birşeyler yemeye hayır diyemedim. Aşk Çeşmesi'ne (Fontana di Trevi) yakın olan bir restorana girdik. Ortam çok loş ve kalabalıktı. Duvarlar resimlerle doluydu. Tam Roma'da olduğunuzu hissedeceğiniz bir yer...Taberna Patricii et Plebei

21.00
Küçür bir salata (2 gündür sebzeli birşey yemediğim için mutsuz oldum)
1/5 mantarlı pizza(bunu eşim istemişti tok olduğum halde 1 dilim yedim)
250 ml kırmızı şarap (vino de casa)

23.00
2 adet kuru kayısı (yanımızda getirmiştim)

Toplam 1,5 litre su. Bol hamurlu bir gün daha bitti :)

14 Ekim Cuma

Diyetisyen Serap Orak Tufan

www.kendinizeiyibakin.com

237. GÜN (Roma'ya gidiş ve ilk gün)

13 Ekim Perşembe

Yola çıkmadan önce evde kahvaltı yaptık. Sanırım öğleden sonra güzel bir İtalyan yemeği yeriz. O zamana kadar bu kahvaltı idare eder...

09.45
1/2 omlet (3 yumurta + 2 dilim peynir + biraz süt karışımı)
2 dilim beyaz ekmek
1 fincan süt

Uçağa tam binmeden önce ufak bir ara öğün iyi gider...

12.00
1/2 muz

Yolculuğumuz biraz rötarlı başladı ama sorunsuz geçti. Tek sorun Roma havalimanına indiğimizde pasaport kontrolü alanında karşılaştığımız kalabalıktı! Ben deyim 1000 siz deyin 1200 kişi sıra falan olmadan kontrol alanına yığılmıştı. Sadece 1 veya 2 gişe çalışıyordu, kimse sıra oluşturmak için yardımcı olmuyordu. Etrafta İtalyanca tabelalar olmasa buranın Roma olamayacağı konusunda şüphe bile duymazdım. İlk izlenimim korkunç oldu. Biz yine 2,5 saatlik bir yerden geliyorduk. Diğer tüm Japon, Hindistanlı, Rus ve uzaktan gelen insanların yorgunluğunu ve hayal kırıklığını tahmin edebiliyorum :(

Uzun bir bekleyiş sonrası bus shuttle ile Roma'ya yola çıktık. 1,5 saat de o sürdü. Roma trafiği de fena değilmiş. Ama en azından güzel bir şehir turu yapmış olduk.

Son duraktan otelimize yürüyerek ulaştık. Elimdeki harita sayesinde her yeri elimizle koymuş gibi bulduk. Ama hala birşey yemeye vaktimiz olmadığı için çok acıktık. Otele girer girmez lobideki şekerlemelerden 1 tane yedim.

Oda ile ilgili işlemlerimizi yapıp hemen yemeğe çıktık. En yakın restoranlardan birine girdik ve sipariş verdik. Sanırım bu kadar aç gelen ilk müşterileri bizizdir. İtalya saatine göre 19.30, Türkiye saatine göre 20.30 da yemeğimize kavuştuk! Yani kahvaltıdan bu yana aradaki yarım muzu saymazsam 11 saattir birşey yemedim. Hipoglisemiden ölmeden yemek yemek istiyorum!


Otele çok yakın bir sokakta yer alan Berzitello isimli restorana gittik. Merak edenler www.ristoranteberzitello.com u inceleyebilirler. Lazio takımını tutan bir fanatiğin restoranıydı :), çalışanlar çok ilgili ve güleryüzlüydü.


19.30
1 adet karidesli füme peynirli pizza(lahmacundan çok az daha kalın harika bir pizzaydı, karidesler çok tazeydi,peynirin aroması süperdi veya ben çok açtım!)
300 ml kırmızı şarap (vino de casa denilen ucuz ev şarabı litre hesabına göre geliyor)
2-3 çatal tiramisu (bunu çok sevmedim zaten tokken tatlı yemeyi sevmem)


Yemekten sonra otelimize en yakın bölgede bulunan Aşk Çeşmesi ve ondan biraz daha uzakta bulunan İspanyol Merdivenleri gezimize başlıyoruz...

20.00
2 kaşık dondurma-gelato-eşimin külahından (Fontana di Trevi denilen Aşk Çeşmesi'ni izlemeye doyamadım)

Roma'daki ilk harika yemek, Trevi Çeşmesi ve İspanyol Merdivenleri gezintisinden sonra havalimanındaki tüm bekleyiş stresini ve tüm gün aç kalmanın eziyetini unuttum. İtalya'yı ne kadar sevdiğimi bilenler ne kadar mutlu olduğumu tahmin edebilirler :)

Bugün fazla su içemedim. Sanırım 1 litreyi zor geçer :(


Günün değerlendirmesi kısmını Roma tatilim süresince kaldırıyorum. Tüm değerlendirmemi yemekleri anlatırken yapacağım. Ayrıca bir diyetisyen, hele ki hamur işini bu kadar seven bir diyetisyen tahmin edersiniz ki Roma'da tatilin tadını fazlasıyla çıkarır :) dönüşte hesaplaşırız artık...

Diyetisyen Serap Orak Tufan

www.seraporak.com
www.kendinizeiyibakin.com

ROMA'DAYIM (13-18 Ekim)


Ciao!

Şu an Roma'dayım. 13-18 Ekim tarihleri arasında günlüğümü yazamayacağım ama döner dönmez ilk işim beslenme günlüğümü yazmak olacak.

Muhtemelen şu an bolca makarna, pizza yiyor ve şarap içiyorumdur :) Emin olun bolca besin fotoğrafı çekeceğim...

Döndüğümde herşeyi anlatacağım, sevgiler...

Diyetisyen Serap Orak Tufan

236. GÜN

12 Ekim Çarşamba

Bugün çok yoğunum çünkü önümüzdeki 5 gün olmayacağım için randevularım sıkıştı. Daha eve gidip bavul hazırlamam lazım ve ben 20.30 dan önce ofisten çıkamam. 

09.00
1 fincan süt
2 dilim ruşeymli ekmek 
1-2 dilim kadar kaşar peyniri

Kahvaltımı evde yaptım.

10.00
1 kupa kahve

13.00
7 kaşık kabak yemeği 
2 kaşık light yoğurt (artık bitti)
1 yuvarlak beyaz ekmek
1 dilim fıstıklı baklava (eşim getirmiş hiç sevmem ama yedim)

15.00
1 fincan kahve

17.00
4 adet Peyman kuru erik

Yoğunluktan karnım bile acıkmadı...

Ofisten geç çıktığım için akşam yemeğim yine gecikti.

20.45
1 kase tarhana çorbası (2 kepçe)
2 kaşık kabak yemeği 
6 kaşık bezelyeli mısırlı pirinç pilavı

00.30
8 adet kırmızı üzüm
1 kadeh vişne votka (bunu içmezsem sabaha kadar uyuyamam, yolculuğa gitmeden önce aklıma bir sürü ayrıntı girer)

Toplam 2 litre su

Günün değerlendirmesi : 
Bugün evde ne varsa onları bitirebilmek için hem işe yemek getirdim hem de evde kalanları yedim. Bütün akşam bavul hazırladığım ve hiç oturmadığım için hareketli bir akşam geçirdim. Malesef Roma'ya gitmeden önce tartılmayı unuttum ama sanırım 54,8 kg olabilirim.

12 Ekim Çarşamba

Diyetisyen Serap Orak Tufan

www.seraporak.com

235. GÜN

11 Ekim Salı

Bugün Etiler günüm, sabah evden peynirimizi aldık, simitçimizden de simit aldık 07.15 de yola koyulduk...

07.30
3/4 sokak simiti
1,5 dilim beyaz ve kaşar peynir

09.00
1 kupa Kahve

12.30
1 kase yayla çorbası
4 kaşık patates yemeği
2 kaşık zeytinyağlı barbunya
2 kaşık yoğurt
2 lokma tam buğday ekmeği 

1 adet mürdüm eriği

13.30
1 kupa yeşil çay
2 adet kuru kayısı


15.30
1 dilim kek
1 adet vişneli mekik kek
1 kupa kahve

Etilerden dönerken arabada biraz atıştırdım. Çok acıktım ...

19.30
1 parça ayçöreği (bugün de biraz çörekli, kekli oldu. Salı günleri keyif günü)


Kozyatağı'nda benim çok sevdiğim bir restorant var. Mevlana Etli Ekmek, Konya yemekleri yapan bir yer. Annem Konyalı olduğu için Konya yemeklerini çok severim...


20.30
1 kase bamya çorbası(bu çorbayı çok severim, bol ekşili ve bamyalı oluyor)
2 parça bıçakarası (kuşbaşı etli pide ama çok ince)
1 yudum ayran
2 çatal havuç salatası

Toplam 2 litre su

Günün değerlendirmesi : 
Bugün biraz karbonhidrat ağırlıklı beslendim. Simit, patates, barbunya,  pide, kek, ayçöreği... Ama en azından porsiyonlarım dengeliydi, fazla yemedim. Özellikle tüm gün karbonhidrat ağırlıklı olduğu için akşam pideyi 2 parça yedim. Yani 1 lahmacun kadar bile etmez. Yoksa çok sevdiğim bir pidedir. Kendimi tuttum!

11 Ekim Salı

Diyetisyen Serap Orak Tufan

www.seraporak.com

234. GÜN

10 Ekim Pazartesi

Bugün yoğun bir gün sayılır... Yağmurlu bir İstanbul sabahı ile haftaya başlıyorum, yani benim gibi yağmurlu günleri sevenler için güzel bir başlangıç :)

08.00
1 fincan süt

09.30
1 fincan kahve
2 dilim ruşeymli ekmek 
1-2 dilim kadar kaşar peyniri

11.30
2 adet Peyman kuru erik


12.15
7 kaşık kabak yemeği 
2 kaşık light yoğurt (hala bitmedi)
1 yuvarlak beyaz ekmek

15.30
1 Türk kahvesi (tek şekerli)

17.00
1 adet sarı elma

18.30
1 kupa sütten yapılmış kahve

Ofisten geç çıktığım için akşam yemeğim gecikti. Ama zaten ortalama 20.00 civarı yiyebiliyorum. Eğer süt içmemiş olsaydım bu saate kadar tok kalamazdım.

21.00
1 kase tarhana çorbası (3 kepçe)
7 kaşık kabak yemeği 
4-5 kaşık ev yoğurdu ( 2. Üretimim ama gerçekten çok sulu oluyor, en azından doğal)
1 dilim ruşeymli ekmek

22.00
1 kupa adaçayı

Toplam 2 litre su

Günün değerlendirmesi : 
Bugün tam bir vejeteryan gibi beslendim. Kabak yemeği düşük kalorili bir yemektir. Daha önce aldığım kabakları doğrayıp derin dondurucuya koymuştum. Dün pratik bir şekilde pişirdim. Böylece beni Perşembe gününe kadar idare edecek yemeğim de hazır oldu :)

10 Ekim Pazartesi

Diyetisyen Serap Orak Tufan

www.seraporak.com

233. GÜN

9 Ekim Pazar

Bugün sabah eşim erkenden sınava gitti, ben de saat 10.00'a kadar güzelce uyudum.

11.00
1 fincan kahve
2 dilim ruşeymli ekmek 
1-2 dilim kadar kaşar peyniri ile bir kaşarlı tost yaptım

13.30
2 adet taze ceviz

15.00
3 adet tuzlu hazır kurabiye kardeşim gelirken Komşufırın'dan almış
1 fincan kahve

Geçen hafta balıkçıya gittiğimizde kalanları paket yaptırmıştım ve eve gelince hemen derin dondurucuya koymuştum. Şimdi onları mikrodalgada ısıttım. Kalan balığı atmaya asla kıyamam.

19.00
1 kase tarhana çorbası (kıvamını yoğun yapmışım)
5 adet minik istavrit tava
2 adet kalamar tava
2 köfte kadar çipura parçası
4 kaşık çoban salata
2 kaşık makarna (1 köfte kadar kıymalı-salçalı makarna sosu ile)

21.00
1 kupa adaçayı

21.30
2 kaşık nar (çok ekşi olduğu daha fazla yiyemedim)

Toplam 2 litre su



Günün değerlendirmesi :
Bugün pek iştahım olmadığı için fazla yiyemedim. Hatta yediklerimi de pek acıkmadan yedim. Sanırım heyecandan :) Bu sefer bir aksilik olmazsa Perşembe günü Roma'ya gidiyoruz. Beni tanıyan herkes İtalya'yı ve İtalyan kültürünü ne kadar çok sevdiğimi bilir. o nedenle çok mutluyum. Günlerdir makarna yememe nedenim de bu :) Daha önce Roma'ya gidenlerden restoran önerileri bekliyorum...

9 Ekim Pazar

Diyetisyen Serap Orak Tufan

www.seraporak.com

232. GÜN

8 Ekim Cumartesi

Bugün yarım gün çalışıyorum, fazla yoğun da değilim...

08.30
1 fincan süt
2 dilim ruşeymli ekmek (halk ekmek büfelerinden ve marketlerden bulabilirsiniz)
1-2 dilim kadar kaşar peyniri

09.30
Kahve

11.30
Bitki çayı

Ofisten çıkışta eşimle Optimum'a gittik. İlk iş yemek bölümüne çıkmak çünkü çok açım, ara öğün yiyemedim.

14.00
1/2 kumpir (mayonez koydurmadım ama Amerikan salatası zaten mayonezli olduğu için çok da masum sayılmaz. Kumpiri sadece Amerikan salatalı, ve bol ketçaplı yerim. Ana malzemelerde tereyağı ve kaşar peyniri zaten var. Öyle karmankarışık kumpirden hiç hoşlanmam, sosis de sevmem)
1/4 sandviç tantuni (bu eşimin 2. Porsiyonuydu o nedenle kalanını elinden aldım,canım da yemek istedi zaten)

16.00
1 adet elma

Kumpir yediğim için çabuk acıktım, patates püresi şekerimi hızlı yükseltip hızlı düşürdü. O nedenle proteinli birşeyler yemem lazım

17.30
2 köfte kadar tavuk eti

Akşam menümüz dünkü ile aynı ama eşim salata yaptı ben de yeni pilav yaptım.

20.00
1 parça mantarlı tavuk göğsü ince fileto (birkaç baharat çeşidi, yoğurt ve sıvıyağ ile 1 saat kadar marine ettim,soldaki benim, sağdaki eşimin porsiyonu.Asla eşiniz kadar yemeyin her zaman daha az, unutmayın)

2 kaşık mantarlı sos (kuru soğan, mantar, domates ve kekik var)
4 kaşık bezelyeli ve mısırlı pirinç pilavı
4-5 kaşık çoban salata(1 kaşık Kühne siyah havuçlu nar ekşisi ile harika bir renge ve tada kavuştu)


21.00
2 kupa hasta çayı

22.00
1 çay bardağı çekirdek

Toplam 2 litre su

Günün değerlendirmesi :
Kumpir yediğime pişman oldum çünkü zaten patatesi çok sevmem ayrıca gereksiz mayonez tüketimime neden oldu. Mayonez severim ama çok nadir kullanırım. Keşke ben de başka birşey yeseydim. Neyseki akşam ev yemeği yedim. Abur cubur yememek için iradeli davranmaya çalışıyorum ama yine de biraz çekirdeğe hayır diyemedim. Eşim patlamış mısır istedi ama onu da kandırdım ve mısır patlatmadım :)

8 Ekim Cumartesi

Diyetisyen Serap Orak Tufan

www.seraporak.com

HASTA ÇAYI


Nezle, grip, soğuk algınlığı, öksürük mevsimini açmış bulunmaktayız. En azından bizim evde geçen hafta açılışı yaptık. O nedenle herkesin, özellikle de nasıl hasta çayı yapacağını bilmeyenlerin çok faydalanacağı bir tarifim var. Hastayı 1, bilemedin 2 günde ayaklandıran tarifimi mutlaka hastayken, hatta hasta olmadan arada bir yapın ve için. Afiyet olsun, bol bol şifa versin :)


Hasta Çayı

Zencefil (1 ceviz büyüklüğünden fazla olmasın acı olabilir)
1 avuç dolusu ıhlamur çiçeği ve yaprağı
1/4 elma (kabuğuyla, ayva da olabilir)
1/4 limon
4-5 tane karanfil tomurcuğu
4-5 tane karabiber tohumu
1/2 tarçın çubuğu
1 tatlı kaşığı kuru nane

Yapılışı
Zencefil ve elmaları ince ince dilimleyip tüm malzemelerle beraber 1 litre suda kaynatın. 5-10 dakika kaynayınca kapatıp biraz demlenmesini bekleyin. İçerken 1 tatlı kaşığı kadar bal ekleyebilirsiniz. Diyetteyseniz bal kullanmasanız da olur ama hem diyette hem de hastaysanız günde 2-3 tatlı kaşığından fazla bal yemezseniz diyeti de çok bozmamış olursunuz.

Geçmiş olsun...

Diyetisyen Serap Orak Tufan


www.kendinizeiyibakin.com
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...