15 Ekim Pazartesi 2012

Yine yorgun bir Pazartesi gününe başladım. Haftasonu asla dinlenemeyen biri olarak çözüm arıyorum. Pazar günü evsel aktivitelerle geçince Pazartesi kabus gibi başlıyor. Tüm Pazar yemek yap, çamaşır as, topla, evi topla derken çalışan bir kadın olarak ojemi yenilemeye vaktim olmadı yine. Neyse ki açık renk de bozulmuş kısımları belli olmuyor.

Güne 07.30'da başladım. Hazırlandım. Pazartesi sabah taksi bulamama korkumdan erken çıkmaya karar verdim. Yoksa elimdeki ağırlıklarla ofise yürümem mümkün değil. O nedenle kahvaltı da yapmadım. Ofise gidince sipariş veririm.

1 bardak sütümü içtim.

08.45
1 adet kaşarlı tost (diğer ekmeklerden büyük olduğu için aslında 1,5 tost eder)

Sonra 1 kupa kahvemi de içtim.


Tost büyük olduğu için çabuk acıkmadım. Ayrıca zaten bu hafta daha düşük kalorili yemeye gayret edeceğim çünkü haftasonu biraz çeşitli ve kalorili beslendim. Bunu telafi etmem lazım. Bunun için kendime etsiz-kıymasız bir ıspanak yemeği pişirdim. Öğlenleri onu yiyeceğim.

13.30
6-7 kaşık ıspanak yemeği
1 kaseden biraz az ev yoğurdu (sulu biraz)
1 dilim ruşeymli ekmek

Bu yediklerimle gerçekten doydum. Hatta şiştim bile. Fazlasına gerek olmadığı ortaya çıktı. Üstelik de sebze yemeği olduğu için düşük kalorili beslendim. Kişi yemek yerken sınırlarını belirlemeli ve aşmamak için iradesini kullanmalıdır. Yoksa yemenin sonu yok...


Bugün boş kaldığım anlarda geride kaldığım blog yazılarımı yazıyorum. Yanında tek şekerli bir kahve iyi gider... Ofisteki fincanlardan sıkıldım ve kaldırdım. Evdeki 5! farklı Türk Kahvesi takımından birini getirdim. Evde pek Türk Kahvesi yapılmadığı halde bu kadar fincan takımı fazla değil mi? :)) Hala da satılanlarda gözüm kalıyor. Bende fincan ve kupa bağımlılığı var :) Sizde neler var? :)

Öğleden sonra bir arkadaşım geldi, onunla beraber de Doğadan ayvalı ıhlamurdan içtik. Yanında da 1 tane Wasa crisp&cereals elmalıyı paylaşarak yedik. 1 tanesi fazla geliyor. Daha doğrusu yarısı bile yetiyor. Yoksa yesek tam da yeriz. Ama bu bir diyet ürün değil, sadece sağlıklı atıştırmalık.

Şu ana kadar gayet kontrollü ve sağlıklı bir beslendiğim bir gün oldu. Akşama da bir kaçak yapmazsam bu haftanın ilk günü başarılı olacak. Dünkü kızartma balıkları, kalamarları ancak telafi ederim.

18.30
1/2 paket Gran Pavesi kraker


Ofisten çıktığımda 20.00'yi geçiyordu. Eve gidince yemek hazır olduğu için çok mutluyum. Dün pişirdiğim bulgur pilavından yemek için sabırsızlanıyorum. Bulgura da aşığım, pek çok şeye olduğu gibi :)

20.45
6-7 kaşık bulgur pilavı
2 kaşık dana sote
1 küçük kase ev yoğurdu

Ellerime sağlık çok güzel olmuş :))

Eşim de 21.00'de gelip yedi. Gördüğünüz gibi akşam yemeğimizi hep bu saatlerde yiyebiliyoruz. Genel olarak dikkatli beslendiğim için de kilomu koruyabiliyorum. Yani sadece geç yemek tek başına sorun değildir. Geç yemek yemek tek başına kilo aldırsaydı ben son 3 senede 90 kiloya çıkmalıydım. Ama gün içinde sağlıklı ve kontrollü beslendiğim için kilo almıyorum. 

22.30
Eşimin hazırladığı elma, armut ve nektarin karışımından, hepsinden birkaç dilim olmak üzere yedim. 



Gördüğünüz gibi bugün çok sağlıklı beslendim. Porsiyonlarıma dikkat ettim. Daha az bile yiyebilirdim ama daha az yiyip metabolizmamı yavaşlatmak istemiyorum.

Eşim yattıktan sonra Home Tv kanalında Anthony Bourdain'in No Reservations programını izledim. Bu programı çok seviyorum. Adam tüm dünyada çok farklı yerlere gidip özellikle sokak beslenmesi kültürlerini araştırıyor. Bu akşam Vietnam'da çok farklı şeyler yedi, izlerken bazı yerlerde midem kalkmadı desem yalan olur... Örneğin bazı böcekleri yerken veya kafası gagası herşeyiyle bütünen kızartılmış serçeleri yerken :(

Neyse işte tam bu programı izlerken şöyle bir twittera bakayım dedim. Okan Bayülgen'in eşi Şirin Bayülgen bir twit atmış "Eminonu'nden aldigim bir galon tursunun sanirim tamamini yemis bulundum, bir saatte" diye. O anda canım o kadar turşu istedi ki dayanamadım ve Şirin Hanım yüzünden :) gece 00.00 civarında 1 kase turşu yedim iyi mi? :( Yarına davul gibi şişerim artık yoksa kalorisi birşey değil... Birkaç dilim lahana, salatalık, acur turşusunu götürdüm. Zaten turşuyu çok severim. Bahanem yok yani.

Bunu telafi etmek için yarın bolca su içmeliyim.

Diyetisyen Serap Orak Tufan

14 Ekim Pazar 2012

Pazar sabah 10.30'da uyanan biri için en güzel şey kızkardeşinden gelen ve kahvaltıya davet eden bir telefon konuşmasıdır :) 11.00'de Semralar'daydık. Evinde küçük çocuğu olan her aile gibi erken kalktıkları için kahvaltıyı bile hazırlamışlar. Hazır sofraya gidince kendimi Hürrem Sultan gibi hissettim valla :)


Yumurtalı patates salatası
Dünden patates haşlamıştım. Eşim kahvaltı için sevdiği birşey yapacağını söylemişti. Onu hazırladı. Patates, yumurta, maydonoz, zeytinyağı, karabiber, kaşar peyniri, beyaz peynir karışımı... Erkekler böyle yiyecekleri seviyor. Ben haşlanmış yumurta beyazı sevmediğim için yerken beyazlarını ayıkladım.

Sofraya oturmamız 11.30'u buldu. Berra'nın düzenlediği oturma planımıza göre masada yerlerimizi aldık. Kız çocukları için hayat devamlı bir evcilik oyunu :)

Kahvaltıdan önce 6 adet antepfıstığı yedim.

11.30
2 dilim sucuk
4 adet yeşil zeytin
1 dilim kadar beyaz peynir
2 dilim domates
1/4 simit
1/2 dilim kadar beyaz ekmek
3-4 kaşık patates salatası (sonra bir bu kadar daha yedim, yumurta beyazlarını ayıkladım, sevmiyorum)
1 fincan çay

Kahvaltıdan sonra kahvemizi içip eve gittik. Evde yapılacak çok iş var...

1 fincan Türk kahvesi ve sonrasında 6-7 tane antepfıstığı ve 3-4 adet badem tüketimim oldu.


Eve gider gitmez 1 makine çamaşır asıp 1 makine daha yıkamayı başlattım. Sabah da evden çıkmadan 1 makine asmıştım. Her hafta sonu 3 makine garanti. Bunların asma, toplama, kuruma sürelerini bile hesaplamak bir dert yahu. Çünkü hepsi 1 güne sıkışıyor.

Sonra hiç oturmadan hemen mutfağa girip tam 4 çeşit yemek yaptım. Daha önce haşlayıp dondurduğum yarma buğdayı çıkarıp eritmiştim. Süzme yoğurt ile yoğurt çorbası yaptım. Dondurulmuş İglo ıspanaktan ıspanak yemeği yaptım (bu benim için eşim ağzına sürmez). Bol domatesli, soğanlı, biberli bir bulgur pilavı yaptım. Bir de wokta renkli biberli (bu renkli biberler de İglo) dana sote pişirdim. Ispanağı dondurulmuş kullanmam ve yarmayı önceden pişirmiş olmam sayesinde oldukça pratik çalıştım :) Bu haftanın yemekleri hazır...

16.30
1 kase yoğurt çorbası (çok acıkmıştım, fotoğrafını çekmeye bile sabrım yoktu)

Yemeklerden ayırıp saklama kaplarına koyduktan sonra kayınpederimi ziyarete gittik. Bu yemekleri sever...

Komşufırın mamülleri
Yemek yemediğimiz için açtık. Çayın yanında yemek üzere Komşufırın'dan kek, kurabiye alıp Küçükyalı'ya gittik. Dilşadlar da gelmiş, minik Aslı'yı da bolca sevdim :) çok tatlı olmuş fındık...

18.30
1 dilim elmalı tarçınlı kek
1 adet hindistan cevizli kurabiye
1 tane çekirdekli peynirli kurabiye
1 adet tam buğday unlu peynirli kurabiye
1 bardak çay

Bolca karbonhidratımızı alıp kan şekerimizi yoğunlaştırdıktan sonra açlık hiisimiz dindi.

Eve dönerken eşimi kandırdım ve Küçükyalı'daki Karadeniz Balıkçısı'na girdik. Zaten saat de geç olmuş eve gidip balık pişirmek uzun süreceği için burada yemeye karar verdik. Restoran çok kalabalıktı ama hemen yer bulduk. Bu da benim şansım :)

Hamsi tava


Masalara gelen tüm siparişler çok güzel görünüyordu. Canım istavrit tava ve hamsi tava istedi. Eşim hamsi, ben de istavrit siparişi verdim. 1 porsiyon da kalamar tava istedik. Hepsi gerçekten çok güzeldi. Bundan sonra Pazarları burdayız artık :)

Kalamar tava


Uzun zamandır tavada pişmiş yağda kızartma balık yemediğim için yemek bana çok ağır geldi. Ama yiyebildiğim kadar yedim. Sonuçta evde bu şekilde pişirmiyoruz. Kırk yılda bir olur artık :) Bu hafta sonu oldukça yağlı ve kalorili beslendim. Hafta içi telafi edeceğim.

İstavrit tava
20.00
9 adet istavrit tava (eşim 1 tane yedi, 2 tane de tabakta bıraktım fazla geldi. Porsiyonda 12 tane var, soğan ve rokaları da yedim tabi ki)
6 adet hamsi tava
2 büyük halka, 3 küçük halka kalamar tava
Yanında sadece su
Hiç ekmek yemedim

Tabi ki bunları çatal bıçakla yemedim. Bol limon sıkıp ellerimle tadını çıkara çıkara yedim :) bu minik balıkları çatal bıçakla kurcalayıp tadını bozamazdım. Her şeyin bir usulü var ;)

Ama balıklar o kadar ağır geldi ve uzun süre sindiremedim ki bir daha yağda kızarmış balık yemeyeceğime kendime söz verdim. Aslında porsiyon olarak kendimi de zorlayıp fazla yedim. Belki bu kadar fazla yemesem daha az rahatsız olurdum.

Eve geldikten sonra gece hiçbir şey yemedim, bolca su içtim ve 01.30'a kadar Cuma ve Cumartesi blog yazılarımı yazdım. Çünkü geride kalmıştım. Sonra toparlaması zor oluyor.

Diyetisyen Serap Orak Tufan

13 Ekim Cumartesi 2012

Bugün Ankara'nın başkent oluşunun yıldönümü :) Nereden mi biliyorum? Çünkü Ankara'da Aydınlıkevler Türkiş Blokları'nın olduğu semtte 13 Ekim İlkokulu'nda 4. ve 5. sınıfı okudum. Haliyle okulun adının nereden geldiği bize ilk öğretilen şeydi :)

Bugün Berra'nın şansına randevularımda iptaller oldu, bu sayede yoğunluğum azaldı ben de Berra ile daha çok ilgilenebileceğim...

Babası sabah 09.00'da Berra'yı bana getirdi. Evlerimiz çok yakın. Berra'ya kaşarlı sandviç yaptım bir de süt hazırladım. Aynısından kendime de yaptım. Ofiste yerim diye paket yapmıştım ama son anda vazgeçtim evde yedim.

09.20
Kaşarlı sandviç (yine 2 dilim çok tahıllı ekmek ile)
1 fincan süt

Saat 10.00'a doğru Berra ile ofise gittik. Kuzucum benim masam olmasına çok özeniyor galiba bekleme odasındaki sehpayı kendi masası yapmak istedi. Çok da güzel hazırladı :)

Berra teyzesinin ofisinde
Arada Berra için hazırladığım mandalinadan 1 dilim, çubuk krakerden birkaç tane ve 1/2 paket Gran Pavesi kraker olmak üzere atıştırmalarım oldu. 1 kupa da kahve içtim.

Ofisteki bulaşık makinesi çok eskimişti. Ev sahibimle anlaşıp yenisini almaya karar verdik. Yeni makinem dün akşama doğru geldi. Bugün de servis gelip bağladı. Bu işi de hallettik. Artık bulaşık yıkanırken mutfak sular altında kalmayacak. Bir kadını çooook mutlu edebilecek ayrıntılardan biri, bozuk birşeyin tamir edilmesi ve sorunun çözülmesi :)

Sonra çok acıktık. Berra dışarı çıkmak istemeyince sipariş verdik. Siparişlerimiz Kürşad ve Semra'dan sonra geldi :(

15.00
1 kutu ayran
1 adet Mc Donald's cheeseeburger (küçük)
1 küçük dilim Dominos ince hamur orta boy pizza

Bu yediklerim midemi ne kadar rahatsız etti anlatamam. Nadiren yediğim için artık hamur mu, ekmek mi, ne anlayamadım acayip şişkinlik yaptı. Resmen bu kadarcık şeyi sindiremedim :(

Berra ile annesinden ayrılıp Palladium'a geldik. Akşam bir arkadaşımıza yemeğe davetliyiz. Hem ona ufak bir ev hediyesi almak için hem de Serkan'ın doğumgünü için alışveriş yapmamız gerekiyor.

Yorulunca Kahve Dünyası'nda bir kahve molası verdik.

16.30
1 fincan az şekerli kahve ve yanındaki 1 tane top çikolata

Eve gelip hazırlandıktan sonra saat 18.30 civarı çıktık. Önce Simla ve Serkan'ı aldıktan sonra Handan'a gittik. Bağdat Caddesi'nin sahil tarafında çok trafik olduğu için biraz geç kaldık ama henüz gelmeyenler vardı zaten.

Bu arada belirtmem gereken birşey var. Takip edenler bilir 2-3 sene önce üzerimde fazlasıyla hakimiyeti olan kedi fobimi evinde 2 kedi besleyen bir arkadaşımın kedileri sayesinde yenmiştim. Nasıl bir tesadüfse bu zamana kadar yakın-uzak iletişim halinde olduğum arkadaşlarımın büyük çoğunluğu kedi besleyen insanlardı. Ama ben hep onlara giderken sorun yaşardım. Handan'ın da 2 tane kedisi varmış :) Biraz heyecan yaparak gittim, kedileri tanıyanlar her kedinin huyunun farklı olduğunu bilir. Bunlar gayet uysal çıktı :) içim rahatladı. Ama hala kedileri çok sevdiğimi söyleyemeyeceğim. Malesef bana diğer insanlara geldiği kadar sempatik gelmiyor. Yani bir kedi görünce "ne tattlııı kediii" diyenlerden değilim, olacağımı da sanmıyorum. Aranızda mutlaka kedileri çok seven ve besleyen vardır. Lütfen darılmayın :)

Pastırmalı kuru fasulye

Handan kendi hariç tam 14 kişiyi bu akşam evinde ağırlayarak, üstelik de kuru fasulye-pilav akşamı yaparak gönlümüzü fethetti :) Bu kadar kalabalık olunca bol sohbet dolu bir akşam oldu (bu grupla geçen yaz tatil yapmıştık hatırlarsanız). Handan'ın güzel yemekleri sayesinde de tıka basa doyduk :) İşte lezzetli yemekler...

Yemekten önce küçük bir kadehin yarısı kadar kırmızı şarap içtim.


Handan'ın güzel yemekleri

Gelelim benim yediklerime,
3-4 kaşık pastırmalı kuru fasulye
3-4 kaşık pirinç pilavı
Birkaç parça turşu
5-6 kaşık salata
2 adet mercimek köftesi
1 kaşık humus (tamamını yiyemedim)
Toplam 4 kaşık acılı havuç (bunu çok beğendim sonra tabağıma biraz daha aldım, Handan bunu hazırlarken kullandığı sirkeyi Rusya'dan almış, sanırım yerel bir sirke. Zaten şişenin üzerinde 1 tane bile İngilizce kelime yoktu. Tamamı Rusça. İlk Rusya illerine giden birine sipariş vereceğim :)


Bu akşam hem Selma'nın geçmiş doğumgünü hem de Serkan'ın 2 gün sonraki doğumgününü kutlayacağımız için tam 3 tane pasta ve 3 kutu da tatlı olmak üzere tatlı menümüz çok zengindi :)



Ben sadece 2 çeşit pastadan birer ince dilim yedim. Hamurlu tatlıları sevmediğim için yemedim. Pastayı tercih ederim.

Muzlu ve vişneli pasta

Bol çeşitli yiyeceklerin olduğu bir gündü. Gece gece 2 dilim pasta yemem hiç hoş olmadı ama bu kadar çeşitli tatlının içinde yine de durumu iyi kurtardım. Hafta içi daha güzel beslenmem gerek, ancak telafi ederim...

Handan'a bu güzel akşam için çok teşekkür ediyorum. Ellerine sağlık herşey çok güzel olmuştu. Ayrıca aranızda borsa ile ilgilenenler varsa Handan'ın kendi hazırladığı blog sitesini takip etmenizi tavsiye edebilirim. Ben bu konulardan hiç anlamam ama anlayanlar için faydalı olacaktır :) www.hissetavsiyesi.blogspot.com

Diyetisyen Serap Orak Tufan

12 Ekim Cuma 2012


Bu sabah daha erken kalkıp kahvaltımı evde yapayım diye düşündüm. Dün ekmeğimi ve kaşar peynirimi aldım. Onun hevesiyle bu sabah tost keyfi yapayım dedim.

08.15
1 fincan süt
Kaşarlı, çok tahıllı ekmek ile yapılmış tost

Ofise gelince 1 kupa şekersiz kahvemi de içtim. Şekersiz nasıl içiyorsun diye soruyorlar, kahvesini fazla koymuyorum. O nedenle çok koyu olmuyor (en fazla 1 tatlı kaşığı dolusu, o da kupa büyükse, daha küçük kupalarda tepeleme 1 çay kaşığı dolusu koyarım. Çok koyu çay ve kahve içmek kansızlık (anemi) nedenidir. O nedenle koyu içmekten her zaman kaçınırım.

Bugün gerek ofiste gerekse ofis dışında koşturmacalarım var. Randevum az.

12.00
4 adet kuru erik

Bugünki son randevum da bitince Mozaik Çarşı'ya kadar yürüdüm. Çok aç olduğum için işimi halledip buradaki restoranlardan birinde yemek yedim. Akşam eşimle yemeğe gideceğimiz için öğlen sebze yemeye karar verdim. Beraber o kadar nadir yemek yiyoruz ki, bu akşam çıkma randevusu gibi birşey oldu yani :)

Mozaik Çarşı'da La Masa diye bir restorant var, daha önce de birkaç kez yemiştim. Yemekleri gerçekten lezzetli. Özellikle Kayseri yemekleri :) Mantı yememek için kendimle ufak bir savaş verdikten sonra güveç ve pilav da karar kıldım.

14.00
1 porsiyon bol patlıcanlı etli güveç (1-2 tane et yemişimdir, gerisini yemedim, ayrıva patateslerin de yarısını yemedim)
4-5 kaşık dolusu bulgur pilavı

Saat 14.30'da manikür randevuma yetiştim. Merak edenler için Ataşehir'deki Pretty Woman güzellik salonuna gittiğimi söyleyebilirim :)

15.30
1 fincan az şekerli Türk Kahvesi

Pretty Woman da kahve keyfi
Sonra tekrar ofise döndüm. Randevum yoktu ama bir arkadaşım gelip birşeyler bırakacaktı. O nedenle eve gidemedim. Sonra arkadaşım beni eve bıraktı.

Evde Kürşad'ı beklerken çok acıktığım için 1/2 paket Gran Pavesi zeytinli kekikli kraker yedim. Bu krakere bayılırım. Geçenlerde bir okurum yorumunda yazdığında canım isteyince hemen gidip aldım :)


Eşim gelince önce Ataşehir'deki Köz Kanat Restorana gittik ama içerideki koku beni çok rahatsız edince hemen çıktık. 2. seçenek olarak Ataşehir Big Chefs vardı. Oraya gittik.

20.30
1 porsiyon cafe de paris soslu az pişmiş antrikot (aslında orta pişmiş istemiştim ama az pişmiş geldi, fotoğraftan anlaşılıyordur. Neyse ki az pişmiş yiyebilirim. Bu etin 2/3'ünü yedim gerisi kaldı. Fazla geldi bitiremedim)
Sotelenmiş brokoli ve karnıbahar (havuçları ve brüksel lahanalarını yemedim. Dışarıda brüksel lahanasını çok kötü yapıyorlar ve asla yiyemiyorum)
2-3 tane patates kızartması (tadımlık yedim)
1 kadek kırmızı şarap
2 kibrit kutusu kadar zeytinli ekmek (bu çok yağlı bir ekmek ama çok lezzetli, neyse ki az getiriyorlar :)



Yemekten sonra şekersiz earl grey çay içtim. Yanındaki kurabiyeyi yedim. Ayrıca eşimin sipariş verip tamamını yediği tiramisudan da 1 çatal yedim. Ama kesinlikle beğenmedim :(



Eve geldikten sonra bugün hiç taze meyve yemediğim için yatmaya yakın 1 tane mandalina yedim.

Yarın Cumartesi ve ofiste Berra ile beraber çalışacağım. Çünkü kardeşimin doktora dersi var, eşinin de master dersi var. Haliyle dersler çakışınca Berra da bana kaldı :)

Diyetisyen Serap Orak Tufan

11 Ekim Perşembe 2012

07.50'de başlayan sonbahar günüm ilerleyen saatlerde yoğun geçecek, dün neredeyse hiç çalışmayarak  bir tatil günü geçirdim denebilir. Bugün de iş günü :)

08.30
1 fincan süt (artık soğuk içince üşüyorum)

Artık 09.00'daki randevularım riske giriyor çünkü 08.30'da bile arasam taksi bulamıyorum :( (yol 5 dakikalık) Ataşehir'in trafiği ve nüfusu iyice arttığı için taksi sıkıntımız başladı. Her sabah da yürüyemem, elim kolum hep dolu oluyor. Bugün neyseki sadece bilgisayarım ve kol çantam vardı. Ben de spor ayakkabılarımı giyip yürümeye karar verdim.

Ofise geldiğimde hem yoruldum hem de güzel ısındım :) en son yokuş çıkıyorum çünkü...

Değirmen'den sandviç aldım, ilk randevumdan sonra 1 kupa kahveyle beraber kahvaltımı yaptım. Aslında bu sandviçler eskiden çok güzel oluyordu ama sanki peynir kalitesi düştü o nedenle hepsini yemek istemedim. Tadı kötü geldi...

09.30
1/2 sandviç

12.30
4 adet Peyman kuru erik


Öğle yemeğim yine Değirmen'den.. Menüde mercimek çorbası, hünkar beğendi, pilav ve salata vardı. Sipariş verince hepsi birden geliyor ama ben sadece hünkar beğendi ve salatayı yedim (çok geliyor). Çorbayı bir ara yerim üşürsem...

14.30
1 porsiyon hünkar beğendi (eti bana göre fazla olduğu için çok doydum, yağlı bir yemekti)
Biraz salata

17.00
1 kupa Doğadan ayvalı ıhlamur



Öğleden sonram yoğun geçti...


18.00
1 kase mercimek çorbası 
Öğlen gelen çorbayı karnım acıkır gibi olunca ısıtmadan yedim. Yemekleri soğuk bile olsa yiyebilen biriyim.

Ofisten 19.30'dan sonra çıktım. Eşim 21.00'de geleceği için önce markete gidip yemek hazırlayayım diye düşündüm. Evde sadece şehriye çorbası var.

Ataşehir Migros akşamları ne kadar kalabalık oluyor! İşten çıkan markette :)

Marketten yemek için hazır pişmiş yarım piliç, roka, cherry domates ve meyve aldım. Eve gelince ufak bir salata yaptım. Pişmiş tavuğu didikleyip köri, kekeik, karabiber ve tuz ile çeşnilendirdim. Bir de çorbayı ısıttım. Tamam bu akşamın menüsünü de kurtardık :)


Roka domates salatası


Didiklenmiş tavuk


21.15
1 kase çiçek/yıldız şehriye çorbası
3 kaşık tavuk
Salatanın yarısına yakını

Ekmek yemedim. Tavukla beraber hiç ekmek yiyemem. Çorba da bol şehriyeliydi. Ekmek doğramaya gerek kalmadı (çorbaya ekmek doğramayı çocukluğumdan beri çok severim. Bir de pilavla yoğurdu karıştırmayı çok severim :)

Tv'de basketbol maçı varmış :( Maç olmayan bir akşam yok mu yahu!!! İsyan!!! :( offf offf...

22.30
1 adet mandalina
1/2 nektarin




Eşim maç izlerken ben de salonda uyumuşum...

Diyetisyen Serap Orak Tufan

10 Ekim Çarşamba 2012

Bugün çok az randevum olduğu için kendime gezme programı yaptım :) Saat 09.00'da kalkıp hazırlandım ve kahvaltımı evde yaptım. İlk randevum 10.30'da, ondan sonra da 17.15'e kadar boşum. 2 aylık bebeği olan bir arkadaşıma gideceğim, Bağdat Caddesi'nde takılacağız...

09.30
1 fincan süt
Ekmeğin köşesi ile yapılmış kaşarlı tost

10.30
1 kupa şekersiz hazır kahve

11.00'den sonra blogumu tamamlayıp, ofisten ayrıldım. Önce arkadaşımın evine uğradım, ufaklık 2 aylık oldu maşallah. Bir bebeği kucağa almak çok zevkli...

Hava oldukça güneşli ve yürüyüş için iyi bir imkan sağlıyor. Öğle yemeği için Esse'nin oradan yürüyerek Suadiye'deki Vapiano'ya gittik. Pizza ve salatayı paylaşmaya karar verdik...

13.30
1/2 pizza (menüdeki adı Toscana, bol sucuklu bir pizzaydı, bol parmesanla beraber oldukça lezzetliydi)
1/2 küçük salata (çok geldi havuçlarını bitiremedim)
Yemekte sadece su içtim


Bolca sohbet edip lezzetli yemekler yedikten sonra Erenköy'deki Divan'a kahve içmeye yürüdük. Nil bebek de mışıl mışıl uyudu :)

14.50
1 sade Türk kahvesi 
1 minik fıstıklı lokum

15.30
1 bardak zencefilli limonata


Yürüyerek tekrar Suadiye'ye geldikten sonra 17.15'deki randevum için ofise döndüm, diğer randevum da 18.00'deydi. Bugün erken bitti işim. Çıkışta beni almaya Semra ve Berra geldi, onların evine gittim. Onlarda da bu hafta çorba dışında yemek yokmuş, anlaşılan bu Pazar Semra'da yemek molası verdi :)

Marifetli kardeşim hemen bir salata yaptı, buzluktan annemin yaptığı köftelerden çıkardı. Berra ve bana yemek hazırladı. Ellerine sağlık kardeşimin...

20.00
1 kase mercimek çorbası
3 adet ızgara köfte
6-7 kaşık salata (salatanın suyuna biraz ekmek batırdım)
Birkaç tane turşu
1 dilim çavdar ekmeği







Evde
21.30
1 kupa Doğadan beyaz çay- Cranberry (bu da güzelmiş)

Muhteşem Yüzyıl'ı izlemeye devam :)



22.30
Çekirdek! (Tuzlu krizim tuttu)
Bu küçük bir kase ama bunun gibi 2 tane yedim :(

Diyetisyen Serap Orak Tufan

9 Ekim Salı 2012

Bugün güne 07.50'de başladım. Tüm güne yayılmış randevularım var. Aralarda blog yazmayı düşünüyorum...

Evde 1 fincan sütümü içtim. Her sabah aynı fotoğraf oluyor diye bu sabah çekmedim :)

08.30
1 fincan süt
Ekmeğin köşesi ile yapılmış jambonlu tost (3 dilim jambon koydum)

Tost fazla geldi nedense yiyemedim. Ben de paket yaptım ofise getirdim. Kalanını sonra yerim...

Evden çıktığımda hava güneşliydi ama çok serindi. Ben de böyle sadece 1 gömlek ile çıktığım için oldukça üşüdüm. İyi ki çorap ve spor ayakkabı giymişim bugün...

Ofise gelince ilk iş ısınmak ve ayılmak için kahve içtim. Sonra saat 11.00 civarında kalan tostumu bitirdim.

Bu sene ilk kez klimamı sıcak olarak çalıştırdım. Ofis oldukça serindi. Öğleden sonra güneş bu tarafa dönünce ısınır...

Öğle yemeğimi sipraiş verdim ama üst üste randevularım sebebiyle yemeye vaktim olmadı.

14.30
1 kase yayla çorbası
2 adet kıymalı biber dolması (bol pirinçliydi)
2 kaşık yoğurt 

17.00
1 adet armut (tadı harika bal gibi)


Sabahtan randevularla dolu bir gündü, öğleden sonra blog yazdığım ve ofisteki bazı aksiliklerle uğraştığım için yoğun bir gündü. Bulaşık makinesi bozulmuş uzun zamandır su sızdırıyor o nedenle mutfak hep ıslandı (aslında uzun zamandır böyle ama iyice arttı). Sanki bu yetmiyor gibi sipariş verdiğim su bidonunda da galiba delik varmış bir de o ıslattı her yeri. Sürekli mutfağa gidip akşama kadar kurulamak zorunda kaldım.

İş çıkışı dans kursuma gidecek enerjim olmadığı için eve gittim. Tüm gün üşüdüğüm için dışarıda bir aktivite yapma isteğim köreldi. Bir de ne ceket ne hırka hiçbir şey almamıştım yanıma. Şimdi dansta terleyip yeniden hasta olmanın alemi yok...

Evde yemek yoktu. Ben de olanlardan ufak bir hazırlık yaptım. Bir süre önce artan 2 kaşık bamyayı  atmaya kıyamayıp dondurucuya koymuştum. Bugün yemek kısmet oldu :) Bir de annemle Paris'e gittiğimizde marketten hazır çorba almıştım. Onu pişirdim.

Takip edenler bilir yurt dışı tatillerimde mutlaka marketleri de gezerim ve bizde olmayan farklı şeylerden alırım. Bu Knorr çorba da hem pırasalı hem de karidesli olduğu için ilgimi çekti. Zaten sadece ben yerim eşim tadına bile bakmaz. Ona bol salçalı şehriye çorbası yaptım.

20.40
4 kepçe Knorr karidesli pırasalı çorba (tadını sevdim, kremalı bir çorba ama ağır değil. Sanırım içinde pırasa, patates, mercimek, soğan vb. baharatlar var. Kurutulmuş minicik karidesler de var. Farklı bir tad oldu tam benlik)
2 kaşık bamya
1 dilim ekmek

22.00
12-13 tane antepfıstığı

23.00
6-7 tane Lays fırınlanmış baharatlı patates cipsi

İşte bir olmasa iyiydi anı daha! Aslında karnım acıkmadı ama canım acayip sucuk ekmek istedi. Dayanamadım kalktım 5 dilim sucuk pişirdim ve 2 dilim beyaz ekmeğin arasına koyup yedim! Utandığım için fotoğrafını da çekmedim :( Eşim bana pisboğaz dedi ama biliyorsunuz böyle iştah ataklarım nadiren oluyor. Affet beni vücudum ama pişman değilim isteyerek oldu :)

Diyetisyen Serap Orak Tufan
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...