22 Temmuz 2015

Nazar değmesin, yine blogumu günlük olarak yazmaya devam ediyorum :)

Dün yaptırdığım kan tahlillerimin sonuçlarını aldım. Çok şükür kötü birşey çıkmadı. Hipotroid ilacıma devam etmem gerekiyor. HDL değerim çok iyi çıkmış, balık yemeye devam :) bir de B12 ve D vitamini düzeyim biraz düşük çıkmış ama bu da son derece normal çünkü bizim toplumumuzda bu değerler düşük oluyor. Özellikle hamilelik ve emzirme süreci yeni biten bir kadın için oldukça normal. Ayrıca güneşi de sevmem ve pek güneşe çıkmam. Güneşlenmekten nefret ederim. Çünkü açık tenliyim ve çok benliyim. Cilt kanseri risk grubundayım yani. Yine de en kısa zamanda bir endokrinoloğa gideceğim çünkü nodüllerime de baktırmam lazım.

Bu sabah her zamanki kahvaltıma ek olarak eşimin yaptığı omleti de yedim. Hem kaşarlı tost hem de omlet yediğim için bu sefer süt içmedim. Domates, salatalık da olunca kaçırmam :)


Ofise gidince şekersiz filtre kahve içtim. Filtre kahveyi de ayrı bir makinede yapıyorum. Bana tümünü aynı makinede yapabileceğim bir kahve makinesi lazım aslında :)



Ofiste işlerim bitince eve geldim. Başka randevum olmadığı için tekrar ofise dönmedim. Öğle yemeği olarak 1 tane lahmacun yedim. Yanında maydonoz, soğan vs yedim, 1 bardak da ayran içtim. Ama o kadar acıkmıştım ki fotoğrafını çekmeyi unuttum. Yarısı bitince aklıma geldi.


Yemekten sonra Emine Hanım şekersiz bir kahve yaptı, İnci uyuduktan sonra kahve keyfi yaptım. İşin tuhaf yanı bu sırada devamlı İnci'nin bebeklik fotoğraflarına baktım. Annelik delilik valla, uyusun diye 40 takla atarsın, uyuyunca da eski fotoğraflarına bakar seversin. En azından ben böyleyim :) Güya blog yazacaktım, bir baktım 1,5 saat geçmiş ve ben sadece fotoğraflara bakmışım.


Yazımı İnci uyanınca ara ara yazdım, eşim de yoktu kızımla baş başa bir gün ve akşam geçirdim. Akşam yemeği olarak 1 kase siyez bulgurlu mercimek çorbası içtim (üzerinde 1 dilim tam buğday ekmeğinin kenarları var, içini İnci'nin çorbasına koydum). 1 tabak taze fasulye ve yanında 2 küçük dilim de kepekli ekmek yedim.

İlerleyen saatlerde az sütlü şekersiz bir kahve içtim. Günde ortalama 3 kahve içiyorum. Nadiren çay da içiyorum. Ama aslında ben kahve insanıyım :)


Sonra canım tatlı birşey istedi ve 1 tane şeftali yedim.



İnci uyuduktan sonra bir film izledim. Saat 01.00 civarında acıktığım için 6 tane anasonlu grissini yedim ve 1 fincan da ayran içtim. Aç uyumayı sevmiyorum. 02.00 civarında da yattım.


Bugün gayet dikkatli beslendim bence.

Diyetisyen Serap Orak Tufan

22 Temmuz Çarşamba 2015

Sosyal medyada takip etmek için:
İnstagram için 
http://instagram.com/diyetisyenserap 
Twitter için  https://twitter.com/DiyetisyenSerap 
Facebook için  https://www.facebook.com/pages/Kendinize-%C4%B0yi-Bak%C4%B1n-Beslenme-

21 Temmuz 2015

Bugün tatlı Berra'mın 8. doğum günü! :) Bu özel gününde yanında değilim ama buradan onun doğum gününü kutlamak istiyorum. İyi ki doğdun peri kızım, güzel yeğenim, ilk kızım… Seni çok seviyorum… Nice mutlu ve sağlıklı yılların olsun bir tanem :)


Canım benim...

Bu sabah troid ilacımı almadım, sadece 1 yudum su içtim ve Emine Hanım gelir gelmez eşimle beraber Ataşehir'deki Synevo Laboratuvarına gittim. Uzun zamandır kan tahlili yaptırmadım. Troid hormonlarım ne durumda bilmiyorum. Aç karnına kan verdik. Eşim için de babalar günü indirimli paket kapsamında tahlil yaptırdık. Bence kampanya bitmeden hemen siz de randevunuzu alın ve yaptırın. Paket kapsamında çok önemli kan sonuçlarına bakılıyor. İçerik için tıklayın!


Kan verdikten sonra ikram edilen 1 kare bitter çikolatayı yedim. Sonra eşimle Ofisimin yanındaki Değirmen Cafe'ye gidip kahvaltı yaptık. Ortaya 1 tane klasik kahvaltı tabağı söyledik ve paylaşarak yedik. 4 dilim kızarmış beyaz ekmekle beraber kendi tabağımdakileri yedim. Sonradan tabağımdakilere ek olarak fazladan 1 parça ceviz, 1 adet yeşil zeytin ve biraz daha peynir yedim. Şekersiz 1 bardak çay içtim. 1 lokma bile bal/reçel yemedim



Ofise gidince filtre kahve yaptım ve 1 büyük kupa dolusu içtim.


Waternet su arıtma cizhazı sebil modeli
Öğleden sonra programım boş olduğu için eve geldim. Çünkü Waternet rutin cihaz bakımına gelecekti. Mayıs ayınde eve Waternet'in sebil şeklindeki su arıtma cihazından aldık, oldukça da memnunuz. Kullanmak isteyenlere tavsiye ederim. Şimdi her an hem sıcak, hem soğuk hem de oda sıcaklığında arıtılmış suyumuz var.
Artık yaz günlerinde sürekli su doldurup buzdolabına koyma derdimiz kalmadı. Bu iş hep bana kalıyordu :) Ayrıca çay ve kahve için de her an sıcak su hazır :)

Öğle yemeği olarak babamın Almanya'dan getirdiği balık konservesinden 1 kutu ve yanında biraz da makarna yedim. Balık Ringa balığıymış, Almanya'da yaşayan blog okuru dostum Merve çevirdi sağolsun :) Merve'yi hatırlarsınız belki daha önce 2 kez beni ofisimde ziyarete gelmişti. Türkiye'de sayılı tatil günü olmasına rağmen bana zaman ayırmasına çok sevinmiştim :) Her zaman beklerim Mervecim. Bu vesile ile özellikle Almanya'da ve tüm yurt dışında yaşayan blog okuru dostlarıma sevgiler...


Balığın sosu hardallıydı, Türk damak tadının dışında ama tam benim damak tadıma uygun :) Sosunun çoğunu yemedim, fazla kalorili olmasın diye, çünkü kremalı olduğunu tahmin ediyorum. Üzerinde hiç İngilizce kelime olmadığı için içeriği anlayamadım, ama çok da önemli değil çünkü çok lezzetliydi :)

Yemekten sonra şekersiz bir Türk kahvesi içtim.


Akşam yemeği olarak da zeytinyağlı taze fasulye, 2 kaşık dolusu yoğurt ve 1 dilim tam buğday ekmeği yedim. 



Yemekten sonra şekersiz Türk kahvesi içtim, yanında 1 tane minik güllü lokum yedim.

İnci'ye yedirirken 1/2 şeftali yedim.

Tam günü hasarsız kapatmışken İnci 23.00'da uyuyunca çekirdek yiyen eşim yüzünden iştahım açıldı ve yatmadan önce 1 kase tuzlu çekirdek yedim. Pişmanım :(

Diyetisyen Serap Orak Tufan

21 Temmuz 2015 Salı

Sosyal medyada takip etmek için:
İnstagram için 
http://instagram.com/diyetisyenserap 
Twitter için  https://twitter.com/DiyetisyenSerap 
Facebook için  https://www.facebook.com/pages/Kendinize-%C4%B0yi-Bak%C4%B1n-Beslenme-

20 Temmuz 2015

Herkesin geçmiş Şeker Bayramı kutlu olsun :) Bu bayram 3 gün evde olmak bana iyi geldi. Ama kilo açısından hiç iyi gelmedi. Biraz fazla cips, dondurma, abur cubur yedim hooop 0,9 kg almışım!!! O nedenle bugün acilen sağlıklı beslenme moduma girdim. Tatile kadar bu modda kalmayı düşünüyorum. Hadi bakalım…

Bu sabah her zaman ki gibi 2 dilim kare tam buğday ekmeği ile yapılmış kaşarlı tostumu yedim. Yanında 1 bardak günlük süt içtim.

Ofise gidince 1 fincan kapsül kahve içtim, bol köpüklü…

Öğle yemeği için Novada Avm'ye gittim. Izgara tavuklu bir salata (zeytinyağı, limon ve sirke koydum), yanında 1 tane oval minik beyaz ekmek yedim. Kepekli ekmeği eşim yediği için ben de beyaz yedim.


Sonra eşim MacFit'de spor yaparken ben de Nacizane Kahve 'de oturup biraz keyif yaptım. Filtre kahve içtim (şekersiz), yanındaki bisküviyi yemedim.



Ofise dönünce başka birşey yemedim.

Akşam yemeği olarak da siyez bulgurlu mercimek çorbası içtim. 3 kepçe dolusu çorbanın yanında 1 dilim de tam buğday ekmeği yedim. Çorbaya ekmek doğramaya bayılırım :) Siyez bulgurlu mercimek çorbası karışımını Makarna Lütfen! den almıştım.




İnci bugün hiç uyumamış. o nedenle akşam 21.10'da uyuyunca eşimle şoka girip biraz erken sevindik. Hemen bir film izleyelim dedik. Her yıl Temmuz ayında izlediğimiz Im Juli (Fatih Akın) filmini açtık. 1 fincan Doğadan ananaslı acaili yeşil çay içtim. Evde bira olsaydı kesin onu içerdim ama yoktu. Bu filmle de yeşil çay iyi gitmedi ama olsun. Bu arada Doğadan'ın ananaslı yeşil çayına bayıldım. Zaten ananas tadını, aromasını çok severim.


Tam, 1 tane bal gibi şeftali yerken İnci ağlayarak uyandı ve 00.00'a kadar hiç uyumadı :( dedim ya erken sevinmişiz. Bütün akşam mızmızdı. Eşim film izlerken patates cipsi yiyordu, tabağın dibinde biraz bırakmış. Akşamın moral bozukluğu ile onu da yedim maalesef :(


Saat 01.00 civarında da yattım. Ama Suruç'taki terör eylemi nedeniyle moralim bozuk olduğu için sabaha kadar pek uyuyamadım. Artık yorum bile yapmak istemiyorum, bu ülkenin siyasi, dini ve ırkçı hırsları ve dönen oyunlar yüzünden midem bulandı artık. Hepinize lanet olsun!

Diyetisyen Serap Orak Tufan

20 Temmuz 2015 Pazartesi

Sosyal medyada takip etmek için:
İnstagram için 
http://instagram.com/diyetisyenserap 
Twitter için  https://twitter.com/DiyetisyenSerap 
Facebook için  https://www.facebook.com/pages/Kendinize-%C4%B0yi-Bak%C4%B1n-Beslenme-

14 Temmuz 2015

Bugün de güne kaşarlı tostumu yiyip, yanında süt içerek başladım. Çok aceleyle yediğim için fotoğrafını çekmeye fırsatım olmadı. Zaten hep aynı şey :)

Ofise gidince 1 kupa şekersiz kahvemi içtim. Öğlene kadar sadece 3 randevu almıştım. Saat 13.30'da Bağdat Caddesi'nde Life Med Tıp Merkezi'nde İnci'nin doktor randevusu vardı. Dr. Esra'ya gidip rutin 2 yaş kontrolümüzü yaptırdık. Neyse ki aşımız yokmuş, artık 1 sene rahatız. 92 cm boy ve 11.850 gram kilomuzla 2 yaş+1 ayımızı tamamladık. Maşallah benim kızıma…



İşimiz 14.14'de bitti. Tabi ki çok acıkmıştık. Yakındaki her zaman ki köftecimize gittik. Köfteler gelene kadar 1 dilim beyaz ekmekle acı biber turşusundan yedim. Sonra da 7 adet İnegöl köfte ve yanındaki patates kızartmalarını yedim. 1 bardak da ayran içtim. Porsiyonda 10 tane köfte vardı ama 3 tanesini kızım yedi. Ne kadar sevindim anlatamam :)

Sonra ofise gelip biraz daha çalıştım. 1 fincan içtim. Alışveriş işlerini halledip eve gittim. Akşama eşimin kız kardeşi ve ailesi iftar için bizde olacaklar. Emine Hanım biz yokken yemekleri hazırlamış. Ellerine sağlık, hem çok lezzetli yapıyor hem de benim hayatımı çok kolaylaştırıyor. Eskiden yemek yapmak çok zamanımı alıyordu. İnci için ayrı, kendim için ayrı, eşim için ayrı düşünmekten çok yoruluyordum.


İftarda 1 kepçe mercimek çorbası içtim. Yanında biraz patlıcanlı kebap ve bulgur pilavı ve salata yedim. 1 bardak ayran içtim. 1 kare dilim de Ramazan pidesi yedim. Maalesef pideyi kebabın suyuna batırarak yedim. Fazladan yağ tüketmiş oldum yani :( bunu yapmasam iyiydi :) Ellerine sağlık, Emine Hanım yine çok güzel yapmış.




Akşam boyunca şekersiz bir kahve içtim, 2 tane küçük tulumba tatlısı yedim ve yaklaşık 1,5-2 porsiyon meyveye eş değer olacak kadar karpuz yedim.


Dün çok az yediğim konusunda bir yorum bırakılmıştı. Normalden az yediğim veya fazla yediğim günlerde gelen yorumlara alıştım. Yorum yapanlara hak veriyorum. İlk bakışta çok az görünebilir. İşte bazen az bazen fazla yiyerek kilomu bu şekilde koruyorum. Diyetisyen olmak demek tamamen yasaklı ve kurallı beslenmek anlamına gelmiyor. Biz de insanız, bizim de iştahımız var :) Sağlıklı beslenme bir yaşam tarzıdır. Bu blogu yazmaktaki asıl amacım zaten bunu anlatmaktı. Tek bir güne bakıp yorum yapmaktansa takip eden günleri ve ayları hatta yılları da incelemek lazım. Ben iştahlı biriyim ama iştahımı kontrol edebiliyorum. Bunun tekniklerini de öğretmeye çalışıyorum. Bence her şeyden yeterli ve dengeli yiyerek hayatın tadını çıkarabiliriz. Porsiyon kontrolü ile de kilomuzu da koruyabiliriz. Yeter ki moralimiz yerinde olsun, motivasyonumuz devam etsin. İşin sırrı burda.

Diyetisyen Serap Orak Tufan

14 Temmuz Salı 2015

Sosyal medyada takip etmek için:
İnstagram için 
http://instagram.com/diyetisyenserap 
Twitter için  https://twitter.com/DiyetisyenSerap 
Facebook için  https://www.facebook.com/pages/Kendinize-%C4%B0yi-Bak%C4%B1n-Beslenme-

13 Temmuz 2015

Bu sabah kalktım, bir baktım ajandama bugün dolmuş (bu mevsimde çok yoğun değilim tabi ki ama bugüne yığılma olmuş, malum önümüz bayram, tatil programı yapanlar erken gelmek istiyor). Hadi bakalım, bugün yoğun geçecek derken arka arkaya iptaller olunca günüm oldukça rahatladı. Bazen böyle oluyor, aklımda yokken blog yazmaya zaman açılmış oldu.

Yalnız bu blog konusunda aklımda bir takım fikirler var. Dün biraz düşündüm. İnci'den önce çok boş olduğum için blog yazmaya vakit ayırıp diğer bazı şeyleri 2. plana atıyormuşum galiba. Şimdi hem blog yazamıyorum hem de örneğin kitap okuyamıyorum vs. Biraz da tembelim tabi. Ama bu kadar da olmaz diyorum bazen. İşte o zaman sanırım biri bana Vodoo büyüsü yaptı diye düşünüyorum! İnsanın hiç mi enerjisi olmaz veya bu kadar mı kafa toparlanamaz yahu? Sonra içimdeki avukatım diyor ki, o kadar da yüklenme kendine. Zaten eve 19.00'den önce gelemiyorsun, çocuğunu az görüyorsun. Zaten seninki de kural dışı bir çocuk, 3 dakikada bitecek yemeği 1 saatte yer, gece geç uyur vs. Ne enerjisinden bahsediyorsun? Bir de akrep burcu şahsına münhasır bir koca… Daha ne olsun? Tamam sağlıklı besleniyor olabilirsin ama spor da yapmıyorsun ki kendini toparlayabilesin…. Yani böyle işte, sürekli kendi kendime konuşmalar, düşünceler, sorular, cevaplar, yeni fikirler vs.

En iyisi mi ben size düzenli yazma sözü vermeyeyim, ne zaman fırsat olursa yazayım değil mi? Bu arada instagram kullanıyorsanız anlık bir takım paylaşımlar için hesabımı takip edebilirsiniz. @diyetisyenserap

Bu sabah tostumu yiyip sütümü içtim ve ofise geldim. Hemen bir espresso yaparak günüme kafein de kattım :) Espresso olarak Tchibo'nun kapsüllerinden alıyorum. Lila renk minik Cafissimo kahve makinemde yapıyorum. Onun yeri ayrı ama Cumartesi günü eve harika bir Cook plus elektrikli cezve aldım. Hem de pembe! Herkese tavsiye ederim, şu an Karaca mağazalarında indirimde. Ben 49,9 TL ye aldım. Bu linkte biraz daha pahalı.



Öğle yemeğimi 15.30'da yedim. Evden dün pişirdiğim bol pirinçli zeytinyağlı kabak yemeğimi ve Emine Hanım'ın yaptığı ev yoğurdumu getirmiştim. İnci'nin bakıcısı Emine Teyze mutfakta çok başarılı, ellerine sağlık… 1 dilim tam buğday ekmeği ile beraber yoğurt ve kabak yemeği yedim. Sonrasında da bu satırları yazmaya oturmadan önce filtre kahve yaptım. Söylemesi ayıptır kahvem Brezilya'dan gelmişti :) (bunun makinesi ayrı, kahve olayı bende hastalık, tüm kahve ekipmanlarını almak istiyorum). İçine 1 tatlı kaşığı süt tozu koyarak içtim. Şekersiz.

Eve gidince İnci ve babası parka gitti, beni götürmediler çünkü İnci istemedi. Bana "sen evde kal" dedi. Ben de mutfağa girip bol domatesli bir makarna yaptım. Üstüne de eşim sevdiği için maydonozlu beyaz peynir hazırladım. Dünden kalan tavuk bagetleri de mikrodalgaya koydum ısıtmak için. Hatta ısıttım da :) Parktan gelen İnci evde bir süre arıza çıkarınca aklım başımdan uçtu gitti, tavukları mikrodalga fırının içinde unuttum, yani yiyemedik. Ben de diyorum sanki bir şey daha vardı ama neydi, tamamen aklımdan uçup gitmiş. Yemekten çoook sonra aklıma geldi. Ben de tavukları ayıklayıp sokaktaki yedilere verdim. Afiyetle yediler.


Yemekte sadece bu kadar makarna yedim, ama sonra tencerenin dibinde kalan 2-3 kaşıklık kısmını da yedim :)

İlerleyen saatlerde 12 tane kadar kiraz ve birkaç dilim karpuz yedim. Bir de şekersiz kahve içtim.

Yatmadan önce eşimle nostalji yapıp 1 bölüm Dr.House izleyelim dedik. İşte o sırada 1 kase de çekirdek yedim malesef :( bu tamamen eşimin suçu, o getirmese yemezdim.

Diyetisyen Serap Orak Tufan

13 Temmuz 2015 Pazartesi

Sosyal medyada takip etmek için:
İnstagram için 
http://instagram.com/diyetisyenserap 
Twitter için  https://twitter.com/DiyetisyenSerap 
Facebook için  https://www.facebook.com/pages/Kendinize-%C4%B0yi-Bak%C4%B1n-Beslenme-


2015 Tatil özeti (Rixos/Antalya)

Tatilden döndüm blog :)

Dün ilk iş günümü de geçirdim. Ama kafa yoğunluğundan dün yediklerimi çekmeyi unuttuğum için blog yazmaya bugün başlayabildim. Bu hafta tatil sonrası beslenmeyi düzenleme zamanı. Tahmin edersiniz ki açık büfe otelde 5 gün kalınca yeme-içme konusunda insan kendi limitlerini zorluyor. 3 gün de anne evine gidince olan oldu… Dün tartılıp 1 kg aldığımı görünce sevindim açıkcası :) ben daha çok almışımdır diye düşünüyordum. Dün 57,4 kg idim. İşin kötü tarafı ödem yok, bayağı yağdan kilo almışım (çok normal yedim, içtim, yattım inkar etmiyor vücut). Bu hafta dikkat edersem bu fazlalıktan hemen kurtulabilirim. İşte işin bütün sırrı bu! Hemen telafi edilecek, bahane üretilmeyecek, 1 kg bile önemsenecek! Neyse yeni aldığım elbisemi rahatlıkla giyebildiğime göre tipim o kadar bozulmamış demek ki :)

Tatil için Rixos Premium Tekirova'ya gittik. Ben yemeklerden ve otelin imkanlarından memnun kaldım ama odaların temizliği konusunda aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Premium bir otelde olmaması gereken ihmaller vardı. Yeni giriş yapılan bir oda temiz olmalı ama değildi malesef :( zaten bunu ETS'ye şikayet olarak bildirdik. Bu arada otel çalışanlarının tamamı çok nazik ve güleryüzlüydü.

Rixos Bahçe

İnci 5 gün boyunca çok az şey yedi (bu beni bunalıma soktu ama sonrasında boşverdim). Günde 1 muz ve 1 köfte kadar et yiyen bir çocuğunuz olunca ister istemez strese giriyorsunuz. Otel ortamından, kalabalıktan hoşlanmadı belli ki iştahı tamamen kapandı. İnanın sırf "yesin de ne yerse yesin" diye düşündüğümden patates cipsi, tatlı bisküvi, lokum, şeker, dondurma vs. ne kadar abur cubur varsa verdim. Onları bile pek yemedi, 1-2 ıssırık o kadar. Annemlere gidince herşey normale döndü ve şaşırtıcı bir şekilde herşeyi yedi. Tüm öğünlerini hem de!

Lotus Bar

İnci havuza ve denize de girmedi. Korkuyor malesef :( kıyıda kumla oynamayı tercih etti. Havuz kenarında da suyla oynadı. Girsin diye üstüne gitmedik, girmek istemiyorum deyince baskı yapmadık. Ben de çocukken denize girmezdim, korkardım. Bence bazı şeyler genetik ve içgüdüsel. İnci de sevmiyor işte. Belki büyüdükçe heveslenir.


Eşimle bir karar verdik. Bir daha ki seneye İnci'yi 2 gün annemlere bırakıp baş başa kalacağız. Çünkü beraber ne denize girebildik, ne baş başa bir kahve içebildik, ne de yemek yiyebildik. İnci babasına sardı. Adama rahat rahat bir kahve bile içirmedi. Buradan çocuklu ailelere tavsiyem tatile çocuklu arkadaşlarınızla veya ailenizle gitmeniz olur. En azından onlar çocuğunuza bakarken rahat rahat bir yemek yersiniz veya eşinizle denize girersiniz. Gerçi İnci deniz veya havuza girse üçümüz de eğlenebilirdik ama girmeyince yapacak birşey yok. Her çocuk aynı değil tabi.


Gelelim otelde neler yediğime…

Her öğün suşi çıktığı için sık sık suşi yedim :) bolca deniz ürünü ve balık tüketimim oldu. Hiç salata yemedim çünkü yerim kalmıyordu. Pilav, makarna, patates kızartması hiç yemedim. Bazen 1-2 kaşık kısır aldım. Zeytinyağlı kabak, taze fasulye ve semizotu mutlaka yedim. Ekmek de yemedim (dünya kadar çeşit vardı). Onun yerine börek veya sarma/dolma tarzı yiyeceklerden yedim. Kırmızı et 1 kez yedim ve tavuk da yemedim. Genelde balık ve deniz ürünlerini yedim. Kahvaltıda da yine tarzımın dışında yemedim. Sadece peynir çeşidi bir miktar fazla oldu. Bir de börek yedim. O kadar çok çeşit vardı ki yemem, tadına bakmam mümkün değildi. Aslında bu açık büfe hiç benim tarzım değil. Çok da israf oluyor ve atılıyor yiyecekler. Çünkü herkes tabakları doldurup doldurup yemeden bırakıyor. Üzülüyorum buna. Kendim de yiyeceğim kadar alıp ziyan etmemeye gayret ettim. Sadece tatlı için birer çatal alıp bıraktığım oldu. Tatlı sevmesem de cazibelerine dayanamadım :) Meyve de az yedim. Otelde kuruyemiş ve alkolü kaçırdım diyebilirim. Özetle böyle beslendim.

Eğer yüzseydim bu kadar çabuk yağlanmazdım. Aldığım fazla kalorinin büyük kısmını yakardım ve metabolizmamı hızlandırırdım ama canım tek başına yüzmek istemedi.

Otelin ayrılmaz baba kızı :)

Genel olarak fiziken dinlendiğim ama ruhen gerildiğim bir tatil oldu diyebilirim. Ama tabi ki kafam da boşaldı. Bir sonraki kısa tatilimi şimdiden hevesle bekliyorum.

Bu sene sağlam enerjiye ihtiyacım var, yepyeni şeyler düşünüyorum…

Blog devam edecek…

Antalya Lara Movida Beach


Diyetisyen Serap Orak Tufan

2 Temmuz 2015 Perşembe

Sosyal medyada takip etmek için:
İnstagram için 
http://instagram.com/diyetisyenserap 
Twitter için  https://twitter.com/DiyetisyenSerap 
Facebook için  https://www.facebook.com/pages/Kendinize-%C4%B0yi-Bak%C4%B1n-Beslenme-

Hoşgeldin Ramazan

Merhaba sevgili blog okuru dostlarım,

Ramazan Ayı geldiği için sizinle geçen yıl Migros Tv ile yapılan bir video çekimimi paylaşmak istedim.
Linklerde Ramazan Ayı'nda sağlıklı beslenmek için bilmemiz gereken kısa ve öz bilgileri bulabilirsiniz.

Oruç tutan herkese kolaylıklar dilerim, hayırlı Ramazanlar…



Ramazan ayında kimler oruç tutmamalı?

Yumurta, süt ve yoğurt gibi yiyeceklerin tok tuttuğu doğru mudur?

Ramazanda kilo almamak için basıl bir beslenme programı uygulanmalıdır?

İftardan sonra öğün aralıklarımızı ne şekilde düzenlemeliyiz? 

İyi bir sahur nasıl olmalıdır?

Diyetisyen Serap Orak Tufan

18 Haziran 2015 Perşembe

Sosyal medyada takip etmek için:
İnstagram için 
http://instagram.com/diyetisyenserap 
Twitter için  https://twitter.com/DiyetisyenSerap 
Facebook için  https://www.facebook.com/pages/Kendinize-%C4%B0yi-Bak%C4%B1n-Beslenme-

İnci 2 yaşında!

İnci 2 yaşında (anne de 36 :)

Sevgili blog okuru dostlarım merhaba,

Gecikmenin ardından güzel bir haberle yazıma giriş yapayım dedim :) İnci dün 2 yaşına girdi. Artık minik bebeğim "terrible 2" safhasına geçmiş olup bize bazen (çok sık değil) çok sıkıntılı anlar yaşatabililiyor. Mesela bezini değiştirmek için yalvarma safhasına gelebiliyoruz veya kendine ait olmayan bir eşyaya "benim" diye tutturup ağlama krizlerine girebiliyor. Hiç öyle gülmeyin, her çocuklu bu anları tadacak, sıra size de gelecek (burada haince gülme efekti var)… Hele uçak yolculuklarınızı eziyete çeviren o çocuklar yok mu? İşte sizin çocuğunuz da aynı şekilde ağlayınca siz de anlayacaksınız ki hayat bir karma (yani sıra sana da gelecek, en çok kınayanın başına daha çok gelir :)) gerçi İnci bizi uçakta hiç zor durumda bırakmadı (çünkü kınamazdık, empati yapardık hehehe) çünkü çok seyahat edip sık binmedik ama bindiklerimizde de emiyordu. Hemen uyumuştu. Bakalım haftaya tatile giderken uçak yolculuğumuz nasıl geçecek…

Elbisemiz Elegante Baby&Junior mağazasından/Kozyatağı

Bütün yıl çok çalışıp yorulmanın karşılığı olarak söylemesi ayıptır kısmetse haftaya şahane bir otele tatile gideceğim. Henüz işten güçten havasına giremedim ama sırası gelince o da olur :) bu işler de sırayla işte, çok çalışınca sıra buna da geliyor…

Her zaman ki müthiş hevessizliğimle kızımın 2. yaş günü partisi için son güne kadar birşey yapmadım. Dün işten biraz erken çıkıp 3 tane Minnie'li uçan balon, Minnie'li masa örtüsü, kağıt tabak, bardak, düdük ve balon aldık. Kızımıza Minnie'li bir bisiklet hediye alıp eve geldik. Emine Teyzemiz kısır ve sarma yaptı, annem de börek. Ellerine sağlık hepsi çok güzeldi ve tabi ki kalmadı :) Pastayı da market çıkışı Mozaik Çarşı'daki Mado'dan aldık. Özel bir pasta bile düşünmedik. Zaten 2 yaşındaki çocuk doğum gününden falan pek birşey anlamıyor. Etrafımızda çocuk da az olduğu için (hatta Berra bile yoktu) parti evi de düşünmedik. Sadece aile arasında ufak bir kutlama yaptık. İlerleyen yıllarda İnci'nin istediğine göre birşeyler yaparız. İnşallah o da benim gibi sıradan ve hevessiz biri olur da sıradan şeylerin bile aslında ne kadar kıymetli olduğunun değerini bilir. Önemli olan sağlık, huzur ve mutluluk…


2 yaşında kızı olan biri olarak duygularımı şöyle ifade edeyim ki onun annesi olduğum için çok mutluyum. İyi ki doğmuş ve hayatımıza girmiş, onunla yaşayacağım ve yaşlanacağım için çok mutluyum. İnşallah çok güzel günlerimiz olur, kötü günlerimiz olunca da güzellikle atlatırız umarım.


Kısmetse yarın blogumu yazmaya devam ederim diye düşünürken Ramazan ayının geldiğini hatırladım. Şimdi yediklerimi paylaşırken illa "neden oruç tutmuyorsunuz?" diye sorgulayanlar olur ama her türlü eleştiriyi göze alıp yazarım diye düşünüyorum. Yeter ki fırsat olsun.


Herkese iyi geceler…

Diyetisyen Serap Orak Tufan

16 Haziran 2015 Salı

Sosyal medyada takip etmek için:
İnstagram için 
http://instagram.com/diyetisyenserap 
Twitter için  https://twitter.com/DiyetisyenSerap 
Facebook için  https://www.facebook.com/pages/Kendinize-%C4%B0yi-Bak%C4%B1n-Beslenme-

Son günlerden...

Merhaba blog dostlarım,

Tam gaz blog yazmaya devam ederken yine araya dertler girdi ve yazamadım. Merak edersiniz diye anlatmak istiyorum.

10 Mayıs'ta çok sevdiğim ve 6 yıldır sık görüştüğüm bir arkadaşımı aniden bir trafik kazasında kaybettim :( Hatta bugün 45. doğumgününü kutlayacaktı… 2 günlüğüne Mardin'e gezmeye gitti ama bir daha aramıza dönemedi :(  Onun ölümü beni o kadar çok etkiledi ki anlatamam. Bu kadar hayat dolu, neşeli bir kadının aramızdan ayrılmasını bir türlü kabullenemedim. Günümün yarısı onu düşünmekle geçiyor. Bazen durup durup kendi kendime onunla konuşuyorum "ah Nurcan nereye gittin böyle?" diye. Hayattayken onu bu kadar sevdiğimin farkında değildim, ben bu kadar üzgünken kimbilir kızı, annesi, eşi, kızkardeşi ne kadar üzgündür :( Huzur içinde yat Nurcan'cım, burada senin çok seven ve ardından dua edenlerin var, seni çok özleyeceğim…

Geçen Cuma yine acillik oldum. 39 derece ateş ve titreme nöbetiyle yine hastaneye gidip serum vs. desteklerimi alıp eve döndüm. Bu sefer o kadar hastaydım ki ertesi gün bile hala kendime gelemedim. 1 haftadır günde 2000 mg antibiyotikle yaşıyorum, boğaz enfeksiyonum ancak geçti. Resmen süründüm diyebilirim. 1 haftadır bakıcımız da yoktu. Neyse ki dün o da geldi rutin ve sağlıklı hayatımıza geri dönebildik.

Üzüntü ve hastalık sonrasında birşeyler yazacak gücü ancak bugün toparlayabildim. Gecikme için kusura bakmayın. Hem moralim hem de sağlığım çok bozuktu.

Diyetisyen Serap Orak Tufan

22 Mayıs 2015 Cuma

Sosyal medyada takip etmek için:
İnstagram için 
http://instagram.com/diyetisyenserap 
Twitter için  https://twitter.com/DiyetisyenSerap 
Facebook için  https://www.facebook.com/pages/Kendinize-%C4%B0yi-Bak%C4%B1n-Beslenme-
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...