25 Kasım Cuma 2016

Gecikmeli de olsa yine bilgisayarımın başındayım. Her fırsatta yazmaya çalışıyorum ama bazen önceliklerim farklı oluyor. Son günlerde biraz da kötü beslendiğim içim yazmaya motive olamadım sanırım.

Bu hafta hızla ve koşuşturmayla geçti. Halledemediğim bazı işlerimi hallettim, Çarşamba günü annemi Antalya'ya yolcu ettim. 17 Aralık'a kadar yok. İş başa düştü yine...

Bu sabah vaktim vardı o nedenle tost yemedim. Kendime 1 yumurta, 1 dilim süzme peynir, biraz süt ve zeytinyağı koyduğum minik bir omlet yaptım. Karabibersiz olmaz tabi :) Yanımda 1 dilim İHE organik tam buğday ekmeği yedim. 1 bardak da günlük süt içtim.

Ofise biraz geç geldiğim için sabah kahvem 12.00'de oldu. 1 fincan Türk kahvesi içtim.


Sonra saat 14.00'e doğru öğle yemeğimi yedim. Bir arkadaşım bana eşlik etti. 1 porsiyon lezzetli bir fırın makarna ve yanında da 1 kase cacık yedim. Sonra da 1 bardak şekersiz çay içtim.

Eve gidene kadar ofiste başka birşey yemedim. İnci'yi okuldan alınca önce onun köfte ve makarnasını yedirdim sonra da babasına yolcu ettim, bazen günler değişse de genelde Salı ve Cuma akşamları babasında kalıyor.


Kendimle baş başa güzel bir akşam yemeği yemeye karar verdim. Buzluktan 4 tane çinekop çıkarttım (4'lü paketler yapmıştım). Hemen ızgaraya koydum (çözdürmeden). Balık pişerken yanına roka, marul salatası yaptım (zeytinyağı, limon sos ile) . 2 dilim ekmek yerim diye düşünmüştüm ama sadece 1 dilimini yedim. Hem balık hem de salata biraz fazlaydı. Ama hepsini yedim tabi ki :)


Akşam boyunca kitap okurken 1 fincan çözünür kahve içtim. 2 tane de mandalina yedim. Bu kitabı sanırım 2 yıl önce almıştım, bir ara okumaya başlamıştım sonra ara verince koptum. Bu akşam tekrar en baştan başladım. Tam benim sevdiğim türden bir kitaptı. İnce bir kitap olduğu için bir oturuşta bitiyor. Stefan Zweig, Satranç.

Yatarken biraz karnım acıkmıştı. Dolaptan süt şişesini alıp tepeme diktim. 1 yudum süt içtim. Evet bunu yapmamam gerekiyordu (yapılmasından hoşlanmam) ama işte yalnız yaşamanın faydaları :) o sütü benden başkası içmiyor nasılsa.

Diyetisyen Serap Orak

25 Kasım Cuma 2016


Sosyal medyada takip etmek için:
İnstagram için http://instagram.com/diyetisyenserap 

18 Kasım Cuma 2016

Dün gece öksürmekten hiç uyuyamadım :( o nedenle güne çok mutsuz başladım. İyileşmezsem haftaya doktora gideceğim, resmen eziyet çekiyorum. Güya sağlık personeliyim ama kendi söküğümü dikemiyorum. Doktora gitmeyi hiç sevmiyorum :(

Kahvaltıda yine küçük bir kaşarlı tost yedim, yanında 1 çay bardağı kadar süt içtim. 2-3 tane de kokteyl domates yedim.

Ofise gidince kendime 1 fincan kahve yaptım. Bugün gündemdeki haberler nedeniyle tatsız bir gündü. Nereye baksam aynı konu. Bir kız çocuğu annesi ve bir kadın olarak yaşadığım ülkenin geldiği noktadan tiksiniyorum. Zaten gelenek, görenek, adet vs dedikleri şeyleri hiç sevmem, hele çocuk gelin vs. söz konusu olunca tepem iyice atıyor. Tüm bu saçmalıklar ne kültürüyse artık hayatımızdan çıksn artık! Yıl 2016 olmuş hala aynı şeyler. 18 yaşının altındaki tüm evliliklere karşıyım. "Küçüğün rızası" olsa da :(


Öğle yemeğimi 14.00 civarı yedim. Gittiğim yerde genelde evde yediğim yemekler olduğu için farklı birşey yiyeyim dedim. Kadınbudu köftenin porsiyonu biraz büyüktü ama çok lezzetliydi. Yanında taze fasulye ve yoğurt da yedim.



Ofise geçince naneli bir yeşil çay içtim. Sonra bir de elma-tarçın çayı içtim. Bu ses kısıklığı ve öksürük nedeniyle bitki çayı deposu oldum.



Evde birkaç çeşit yemek vardı ama öğlen kızartma yediğim için sadece 1 tabak yeşil mercimekli  erişte çorbası içtim. 3-4 kaşık da zeytinyağlı pırasa yedim.



Yemekten sonra akşam dışarı çıktım ve 1 fincan kahve içtim, yanındaki lokumu da yedim. Bu satırları yazarken yine adaçayı, taze zencefil ve elma kabuğu demledim ve içtim.



Şimdi de karnım acıktı, umarım bu açlığı ufak bir atıştırma ile geçirebilirim.

Diyetisyen Serap Orak

18 Kasım Cuma 2016

Sosyal medyada takip etmek için:
İnstagram için http://instagram.com/diyetisyenserap 

17 Kasım Perşembe 2016


Yine yazmaya 1 hafta ara vermek zorunda kaldım. Çünkü geçen hafta Çarşamba günü üniversitede ilk sınavımı yaptım. 74 tane kağıdı okumam çok zamanımı aldı. Akşamları boş kaldıkça sınav kağıdı okudum. O nedenle de blog yazmaya vaktim olmadı. Finalde test yapmayı düşünüyorum, okuması daha kolay olur, belki çocuklar da daha iyi puanlar alırlar. Durum kötü...

Bir türlü geçmek bilmeyen ses kısıklığı ve öksürük olaylarımız devam ediyor. Tam iyileşiyoruz derken bir sabah yine şiş boğaz ve öksürükle güne başlıyoruz. İnci de aynı ama o benden iyi durumda. Annem de geldiğinden beri hasta. Adaçayı içmekten fenalık geldi :(

Bu sabah 3 tane kokteyl domates ve her zaman ki kaşarlı tostumdan yedim. Yanında süt içmedim. Bu sabah canım istemedi. Gece çok öksürdüğüm için güne keyifsiz başladım.

Ofise gelince ilk randevumla hoş bir sohbet eşliğinde 1 kupa filtre kahve içtim. (Simon Levelt Peru)


Öğle yemeğimi 14.30'dan sonra yiyebildim. Yine Değirmen'e indim. Sadece 1 porsiyon kalan ıspanaktan yedim. Yanında yoğurt ve 1 yuvarlak kepekli ekmek de yedim.

Yemekten sonra 1 kupa demleme adaçayı içtim.


Akşam yemeği olarak annemle balık yapmaya karar verdik. Önceden alıp dondurduğumuz balıkları pişirdik. Siz de deneyin pratik oluyor. Hiç eritmeden doğrudan ızgaraya koyup pişiriyorsunuz.

1 tne çinekop, 3 parça da palamut ızgara yedim. Yanında 6 kaşık kadar da patates salatası vardı. Hiç ekmek yemedim. 


Yemekten 1-2 saat sonra kahve içtim.

İlerleyen saatlerde içine elma kabuğu ve taze zencefil koyduğum adaçayı demledim. Akşam olunca öksürüğüm arttı :(

Yatmadan önce 1-2 lokma ekmek yedim, öksürüğüme iyi gelsin diye 1 shot kadar Jagermeister içtim. Bir süre iyi geliyor sonra yine öksürük devam :(

Diyetisyen Serap Orak

17 Kasım Perşembe 2016


Sosyal medyada takip etmek için:
İnstagram için http://instagram.com/diyetisyenserap 

8 Kasım Salı 2016

Yine lodoslu sıcak bir güne başladık. İnci'yi okula bıraktıktan sonra evde annemin yaptığı 2 tane kıymalı ev poğaçası ile kahvaltımı yaptım. Yanında birşey içmedim.


Ofise giderken taksi bulamayınca yolun yarısını yürümek zorunda kaldım, sonra bir taksi bulup kalan kısmını (yokuşlu kısmı) yürümekten kurtuldum. Hava güzeldi ama sıcaktan bunaldım. Yürürken de çok terliyorum, hele o son yokuşlu kısım!

Ofise gelince çok güzel bir kahve keyfim oldu. 2 fincan filtre kahve içtim :)


Öğleden sonra 14.30 gibi ofiste işim bitince eve gitmeye karar verdim. Çıkmadan önce hazır karnım açken bir tartılayım dedim. Bir de ne göreyim, 55,8 kg olmuşum! Sevinçten ne yapacağımı şaşırdım. Bir süredir dikkat ettiğim için zaten zayıfladığımı hissediyordum ama hamile kalmadan önce 54-55 kg arası olduğum için 3 yıldır 55'li bir kilo görmemiştim. Çok mutlu oldum. Artık vereyim şu kilolarımı diye düşündüğümde 58,4 kg'dım, yani 2,6 kg vermişim ve bunun sadece 0,3 kg'ı sudan gitmiş. 2,3 kg tamamen yağdan gitmiş. Yaşasın :) Aferin bana! Çok motive oldum gerçekten. Herşeyden yiyerek yağ yakmak harika :)

Karnabahar kısırı

Eve gidince dün akşam komşumun yapıp getirdiği karnabahar kısırını yedim. Komşum eski danışanım olduğu için karnabahardan kısır yapınca bana da getirmek istemiş. Ellerine sağlık çok da güzel olmuş. Gerçekten hiç karnabahar gibi değildi, neredeyse ince bulgurdan bir farkı yoktu. Aranızda deneyenler var mı?

Hazır konu komşu ikramına gelmişken buradan tüm danışanlarıma sitem etmek istiyorum. Hepiniz aşureleri pişirip pişirip facebook ve instagramda boy boy fotoğraflarını paylaştınız da bana 1 kase bile getirmediniz. Aşkolsun! Diyetisyeniz diye bizim canımız yok mu yahu? Neyse, yazdım bunu kenara... :)

Sonra 1 tane de muz yedim.


İnci'yi okuldan almadan önce annemle film keyfi yaptık, o sırada 1 fincan da kahve içtim, yanında da babamın Almanya'dan getirdiği çikolata kaplı zencefilli, karanfilli yılbaşı kurabiyelerden 1 tane yedim. Çok tatlıydı. İçim bayıldı ama çok güzeldi.


Akşam yemeğinde zeytinyağlı taze fasulye ve pirinç pilavı yedim.

İnci bu akşam babasında kaldığı için biz de annemle baş başa kaldık. İlerleyen saatlerde çekirdek seansımıza da başladık tabi ki :) Önce şu fotoğraftaki kadar 1 çay bardağı ile başlayan çekirdek seansım aynı ölçünün 3 katına çıktı :) Neyse bu da günün ödülü olsun.

Günüm güzel başladı, öyle de bitti...

Diyetisyen Serap Orak

8 Kasım Salı 2016

Sosyal medyada takip etmek için:
İnstagram için http://instagram.com/diyetisyenserap 

7 Kasım Pazartesi 2016

Yeni bir haftaya lodosla başladık, böyle günlerde hava ılık ve sersemletici oluyor. Hatta çoğu insanın başı ağrıyor ve vücutlar ödem tutuyor.

Bu sabah dün sabahki gibi bir kaşarlı tost yedim, 1 bardak da süt içtim.



Ofise babamla beraber gittik, taksi bulma sıkıntısı yaşamadım. Bir filtre kahve yaptım. Bu sefer ki Simon Levelt marka organik filtre kahve, Peru yöresinden :) 



Öğle yemeğimi 14.30 sonrasında yedim. Babamla Ataşehir Novada'daki Köfteci Yusuf'a gittik. 1 porsiyon yani 5 tane köfte yedim. Buranın porsiyonu çok büyük, aslında bana 3 tanesi bile yetiyor ama çok acıkmıştım ve 2 köfteyi bırakmak istemedim. Paket yapılacak kadar çok değil, atılmasına zaten içim razı olmaz. Yedim gitti :) yanında bu büyük dilim ekmek dilimlerinden sadece 1/2 parça yedim. Ayran içmedim. İşe döneceğim için yanındaki soğanları yiyemedim ama aklım kalmadı değil, soğanla daha güzel olurdu.


Akşam yemeğimi saat 19.30 civarında yedim. Öğlen köfte yediğim için evdeki köfteli çorbadan yemedim. Sadece zeytinyağlı taze fasulye ve pirinç pilavı yedim.

Yemekten sonra 1 Türk kahvesi içtim. 



İnci saat 23.30 gibi uyuyunca ben de evi toparlayıp yattım. Biraz acıkmıştım ama yine de birşey yemeden durabildim.

Bugün hiç meyve yememişim, bazı günler aklıma gelmiyor ama 2 gündür annem hasta olduğu için ben de 1000 mg C vitamini alıyorum.

Yarın tartılacağım.

Diyetisyen Serap Orak

7 Kasım Pazartesi 2016

Sosyal medyada takip etmek için:
İnstagram için http://instagram.com/diyetisyenserap 

6 Kasım Pazar 2016

Bu sabah 09.30'da uyandım. Hazır İnci de yokken biraz daha uyuyayım dedim ama düşünceden düşünceye atlarken uykum açıldı.


Artık her Pazar 11.30'da İnci'nin bale kursu var. Onun yaş grubuna göre bir kurs buldum. Hem de evimizin alt sokağında :) Tavsiye ederim güzel bir merkez, adı Kuzey Yıldızı. Aynı zamanda piyano kursu da var. İnci doğmadan önce bile bu kurs vardı, hep hayal ederdim buraya baleye gelmeyi :) geçen hafta İnci'nin nabzını yoklamak için dersi izlemeye gelmiştik. Hatta önce gelmek istemedi. Baleden korkuyorum dedi, nedenini sorduğumda "çünkü iyi bir dansçı olmadığımı düşünüyorum" dedi, bir an ne cevap vereceğimi şaşırdım, hiç böyle bir yorum beklemiyordum. Biraz gaz verdim kendisine, kursa gidip bale yapanları izledik. Ama kendisi yapmadı. Bu hafta severek ve isteyerek gittik. Ders de çok güzel geçti. İnci de severek katıldı ve çok hoşuna gitti.


Bu arada kursa gitmeden önce saat 11.00'e doğru büyük bir kaşarlı tost yedim, yanında da kahvemi içtim.

Bale 1 saat sürüyor. Sonra eve geldik. Öğle yemeği olarak saat 15.30'da 1 kase tavuk suyuna şehriye çorbası içtim. Hiç ekmek yemedim ama İnci'nin kalan 1 kaşık eriştesini yedim. Zaten çorba da bol şehriyeliydi.


İnci uyurken henüz yerleştirmediğim bazı kışlıklarımı da yerleştirdim. Bu işi hiç sevmediğim için resmen sürünerek yapıyorum. Hala bitmedi yani. Kıyafetim çok olduğu için değil de ben çok üşengeçim bu konuda o nedenle bitmiyor bitemiyor :)


Akşam için babam balık aldı. Saat 19.00 civarı akşam yemeğimi yedim. 3 tane iri ızgara çinekop, 4-5 kaşık patates salatası ve biraz da roka yedim. Ekmek yemedim. Balık harikaydı. Kışın sık sık balık yemek lazım...


Yemekten bir süre sonra sade bir Türk kahvesi içtim. Bütün akşam başka birşey yemedim. Bugün meyvesiz bir gün oldu.

Diyetisyen Serap Orak 

6 Kasım Pazar 2016

Sosyal medyada takip etmek için:
İnstagram için http://instagram.com/diyetisyenserap 

5 Kasım Cumartesi 2016

Hatırlıyor musunuz bu blogu ilk yazmaya başladığımda yine bir internet yasağı nedeniyle bloglar açılmıyordu. Bazı bloglarda maç yayınları yapıldığı için blog siteleri engellenmişti. O zaman "şansa bak bir blog açtım yasak geldi" diye düşünmüştüm, şimdi de tam düzenli blog yazmaya başlayayım dedim memlekette internetin fişini çektiler. Sonumuz hayrolsun...

Sosyal medya ve whatsapp bağlantılarımız kapandığı için iletişim sorunları yaşamak açıkcası beni mutsuz etti. Neyse ki annemler geldi.


Sabah kalkınca büyük bir dilim tam buğdayından kaşarlı tost yaptım. Dilimi ortadan 2'ye kestim. Evde süt yoktu, o nedenle içemedim.

Ofise geçince sabah ki ilk randevum gelmediği için rahat rahat bir espresso içtim. İş açısından yoğun bir gündü. 1 fincan da hazır kahve içtim.

Ofisten saat 14.00'de çıktım. Yemeğimi 15.00'e doğru Semra'da yedim. Çok acıkmıştım ama akşam dışarı çıkacağımız için az yemek istedim. Sadece 1 tabak sulu köfte ve 1 dilim de ekmek yedim.


Yemekten sonra Çarşamba günü yapacağım ara sınav için sınav sorularını hazırladım. Ben ders anlatırken gülüp eğlenen öğrencilerime sesleniyorum: siz sınavdayken de ben eğleneceğim hahaha :)

Akşam yemeği için annem ve babamla Ataşehir Big Chefs'e gittik. İnci gündüz babasıylaydı, akşam onu restoranta bıraktı. Kuşum arabada uyumuş, orada da koltukta uyumaya devam etti.


O kadar acıkmıştım ki önce ortaya söylediğimiz mantarlı pizzanın 1 dilimini yedim. İnce hamurlu bir pizzaydı.


Sonra da ızgara somonlu kinoalı salata yedim. Yemekte sadece 1 kadeh Kavaklıdere öküzgözü kırmızı şarap içtim. Çok lezzetliydi. Aile yemeğinin tadı da bir başka oluyor. Çok şükür böyle harika bir ailem var... 


Tam salatamı yemeye başlamıştım ki İnci uyandı. Huysuzlanmaya ve ağlamaya başladı. O nedenle şu salatayı nasıl yediğimi bilmiyorum.

Yemekten sonra benim bir alt sokağımda oturan amcamlara gittik. Orada 1 bardak şekersiz çay ve 1 fincan da Türk kahvesi içtim.


Tam eve gelirken İnci beni ekti ve annemlerle beraber kalmaya Semra'ya gitti. Cumartesi gecesi tek başıma kaldım mı?:) Ben de digiturk portaldan bir film açtım ve onu izledim. Avrupa sineması izlemeyi çok severim, farklı kültürlere ait hayat deneyimleri izlemeyi seviyorum. Seven varsa tavsiye ederim. Türkçe adı "Kızın mı var derdin var" orjinal adı Päin Seinää. 

Film 00.30'a doğru bitti, izlerken çok acıkmıştım sadece 1 kase ev yoğurdu yedim. Akşam kalorili yediğim için çekirdek falan yememeye gayret ettim. 


Bugünü de böyle dikkat etmeye çalışarak geçirdim. Böyle devam edersem çok yakında hamilelik öncesi kiloma ineceğime inanıyorum. Son 3 yıldır şu 3 kiloyu verememiştim (tabi bu benim gayretsizliğim, yoksa dikkat edince yağlar gidiyor)

Sevgiler...

Diyetisyen Serap Orak

5 Kasım Cumartesi 2016

Sosyal medyada takip etmek için:
İnstagram için http://instagram.com/diyetisyenserap 

4 Kasım Cuma 2016

Hala blog yazabiliyorken yazayım, memlekette yine internet kapanmış, bombalar patlamış, nereye gidiyoruz belli değil diyemiyorum çünkü artık belli, günlük sıradan hayatımızın tadını çıkarabildiğimiz kadar çıkaralım bari...

Bu sabah çok zor kalktım. Hava yağmurlu ve kapalı olduğu için insanda yatakta kalma isteği yaratıyor. Sabaha doğru İnci de yanıma gelmişti. O da çok zor kalktı, "anne ben uyuyorum görmüyor musun?" diyor bana :) Ama gözlerin açık dediğimde hemen kapatıyor.

İnci'yi 09.00'da okuluna bıraktıktan sonra eve gelip hazırlanıyorum. Yine kendime organik tam buğday ekmeği ile kaşarlı bir tost yaptım ve 1 bardak da süt içtim. 

Hava yağmurlu olduğu için taksi bulamadım ve ofise yürümek zorunda kaldım. Çantamda bilgisayarım olduğu için çantam çok ağırdı, ama yine de yağmurlu ve serin havada yürüyüş iyi geldi. Ofise gelince 1 fincan kahve içtim. Randevularım üst üste olduğu için fotoğraf çekmeye zamanım olmadı.

Bugün annem ve babam geliyor. 2 hafta kadar kalacaklar. Bana iyi gelecek çünkü 2 hafta yemek falan yapmam artık :) Hatta akşam sinemaya bile gidebilirim. Özgürlüğe bak :) Gitmesem de bunu bilmek bile güzel, çocuğu olanlar anlamıştır bu duyguyu.

Bu arada benim meşhur mavi-yeşil yemek takımım artık yok. Bundan sonra blogun simgesi haline gelen bu tabakları kullanamayacağım. Yeni bir yemek takımı almayı düşünüyorum. Nasıl birşey alsam karar veremedim...


Öğle yemeğimi saat 15.00'de Değirmen'de yedim. 1 büyük tabak taze fasulye ve 1/2 tabak da bulgur pilavı yedim. Hiç ekmek yemedim. Fasulye çok geldi ama yine de yedim.

Bugün yoğun bir iş günüydü, buna ek olarak sosyal medya da olmayınca yavan ekmek modunda bir gün geçti. Madem artık sosyal medya da yok bari örgü öreyim diye düşünüp internetten şiş, yün vs. sipariş verdim.

Ülkenin içler acısı durumuyla ilgili olan keyifsizliğimi hiç hesaba katmıyorum tabi ki. Neyse ki ailem geldi :)

Annem eve gelir gelmez yemek yapmış, evde yemek yoktu. Yoldan gelir gelmez kazık atmış gibi oldum :)



4-5 kaşık kadar erişte (köyden gelen) ve ıspanak kavurması yedim. Bu yemeği çok severim. Ispanak, sarımsaklı yoğurt, salçalı sos içeriyor daha ne olsun. Babaannem yaparmış, hangi yöreye ait olduğunu bilmiyorum ama Eskişehirli olduğuna göre biraz Tatar işi olabilir...

Yemekten sonra 1 Türk Kahvesi içtim, 1 tane sarı elma yedim.


Yatmadan önce de 2 çay bardağı dolusu kadar çekirdek yedim. Annemle baş başa kalınca çekirdek eşiliğinde dedikodu seansı yaptık :)


Diyetisyen Serap Orak

4 Kasım Cuma 2016

Sosyal medyada takip etmek için:
İnstagram için http://instagram.com/diyetisyenserap 

3 Kasım Perşembe 2016

Merhaba canım blogum :)

Ayarımı bulup da sana yazmayı ne kadar özledim bilemezsin. Hayatta herşeyde olduğu gibi blog yazmak da bir motivasyon işi ve hayatınızda başka öncelikleriniz varken bunu başaramıyorsunuz. Günlük hayatında hem işi gereği hem de normalde de çok konuşkan biri de olsam yazmayı da, kendimi bu şekilde ifade etmeyi de çok seviyorum. O nedenle yazmadığım zamanlarda kendimi biraz sıkışmış hissedebiliyorum. Blog yazmak işte bana bu yüzden iyi geliyor. Buna ek olarak sizden geri bildirim almak da işin iletişim kısmı ve o da bana iyi geliyor. Ortaya konuşmuyorum yani :) birileri dinliyor, anlıyor, paylaşıyor, uyguluyor, beğeniyor... Bunların hepsi güzel.

Daha önce bir beslenme günlüğü olarak başlayan, en önemli görevi bu olan blog sonradan bir günlük hayat paylaşım platformu haline de geldi. Bundan sonra da böyle kalması güzel olur bence. Kaldığımız yerden devam edelim yani ;)

Son günlerde tartılmadım ama giysilerimden anladığım kadarıyla biraz kilo vermişim. Bunun en önemli nedeni artık pek abur cubur yemeyişim. Çünkü vakit olmuyor :) İnci çoğu zaman 23.00'e doğru yatıyor. Ben de biraz İnstagram'a takılıp, evi toparlayıp, bazen biraz film izleyip veya kitap okuyup yatıyorum. Çünkü öyle uzun uzun kendime zaman ayırıp oturursam bu sefer de 02.30'dan önce yatamıyorum ve çok uykusuz kalıyorum. Erken yatmaya çalışmak kilo kontrolü açısından faydalı oldu diyebilirim. Hatta bazı geceler çok acıkmış oluyorum. Hadi Serap bir süt iç yat diyorum kendime ve başka birşey yemeden günü hasarsız kapatıyorum. Aferin bana :)

Benimle birlikte şimdi aranızdan bazılarının da yeniden moda gireceğine eminim. Hadi bakalım herkes biraz silkelensin, sağlıklı ve düzenli beslenme modumuza girelim. Ye ye nereye kadar? :)

Bu sabah saat 10.00'da 1 bardak günlük süt içtim. Yanında küçük bir kaşarlı tost yedim. Artık eve İHE organik tam buğday ekmeği alıyorum. Onun dilimleri çok ince ve küçük ama tok tutuyor. İçindeki sirkeden dolayı biraz ekşimsi bir ekmek, ama ben böyle ekmekleri seviyorum.

Ofise gelince 1 fincan espresso içtim. Şu ana kadar fotoğraf çekmediğim için bir paylaşım yapamıyorum. Günün geri kalanını paylaşmaya devam edeceğim.

14.00'de 1 adet muz yedim.

Öğle yemeğim çok gecikti. Zaten o nedenle arada muz yemiştim. Eve gidince saat 16.00'da 3 adet köfte ve 6 kaşık kadar makarna, 2 kaşık da yoğurt yedim. 



Akşam yemeğimi 20.00'de yedim. 1 tabak dolusu kıymasız kapuska ve 2 dilim de organik tam buğday ekmeği yedim. Kapuskaya bir güzel limon da sıktım. Bıraksanız 1 tencere yerim, çok sevdiğim bir yemektir. Lahana sarması yapacak zamanım olmadığı için kapuskayı tercih ediyorum.


Yemekten sonra İnci'ye soyduğum elmanın kabuğunu, biraz adaçayı ve 1-2 dilim taze zencefili demledim ve içtim. 



Az önce de İnci'ye ayıklarken 2 tanecik Siirt fıstığı yedim :) 2 tane de badem yedim. 

Başka birşey yemeden günü kapattım, aslında canım çok çekirdek yemek istedi ama oje sürdüğüm için bozulmasın diye onu da yiyemedim. İyi oldu bence :)

Diyetisyen Serap Orak

Sosyal medyada takip etmek için:
İnstagram için http://instagram.com/diyetisyenserap 

Son günlerden...

Merhaba blog dostlarım,

Sanırım yavaş yavaş blog hayatıma dönme zamanım geldi. Hem sizi hem de kendimi ihmal etmiş sayılırım. Çünkü ortada kaç yıldır emek verilen bir blog var ve son zamanlarda hiç giriş bile yapamadım. Ama yaşadığım motivasyonsuzluğu anlayacağınızı tahmin ediyorum. Sonuçta blogumun kemikleşmiş bir okur kitlesi var ki onlar beni çok iyi tanıdığı için duygularımı tahmin edebiliyorlardır.

Her Çarşamba Okan Üniversitesi'ne ders vermeye gidiyorum, yaklaşık 36'şar kişiden oluşan 2 ayrı grubum var. Derslerde 6. haftayı tamamladık. Bu dönem sonuna kadar derslere devam edeceğim. 2. dönem dersim olacak mı bilmiyorum. İlk kez ders vermeye başladığım için her hafta sunum hazırlamak için özel vakit harcıyorum. Benim için hem güzel bir uğraş oldu hem de bir süre sonra elimde ders notları hazır bulunacağı için iyi bir arşiv oluşturmuş oluyorum. Bazı arkadaşlarım öğrencilerden çok ders çalışıyorsun diyor :) İşimi iyi yapmayı severim...

Geçen hafta yine bir hastalık dalgası bizim eve girdi. Çok fena faranjit oldum, hala sesim kötü. Öksürmekten geceleri uyuyamıyorum. Resmen gözlerim ve kafa kemiklerim acıyor artık. Komşularım gece öksürüklerimden bıkmıştır. Bir sabah kapımda paspasın üstünde bir şişe öksürük şurubu bulmaktan korkuyorum :)


Gelelim özel hayatıma... Bu Pazartesi itibarıyla boşanma davamı açmış bulunuyorum. Anlaşmalı bir boşanma olduğu için bir pürüz çıkmayacaktır ama davanın ne zaman görüleceği belli değil. Sanırım memleketin durumundan dolayı hakim eksikliği var. Neyse, hayırlısıyla tamamına ermek dileğiyle. Şimdilik herşey yolunda, İnci iyi, anaokuluna devam ediyor. Haftada 1 gece babasında kalıyordu, bu hafta deneme yaptık 2 geceye çıkarttık. 1 tanesi hafta sonu, 1 tanesi hafta içi. Bana da bu yalnız akşamlarım iyi geliyor. Neler yaptığımı anlatırım sonra.


Yeni hayatımıza alıştık, açıkcası çok da zor olmadı. Evle ilgili çoğu konu benim işim olduğu için hatta iş yüküm azaldı bile diyebilirim :) bana iyi geldi yani. Daha düzenli ve programlı bir hayat yaşayabiliyorum çünkü enerjim oluyor. Örneğin her hafta ev yoğurdu yapıyorum. Hafta sonu kafamda bir menü planlayıp o yemekleri yapıyorum. İnci'nin yemek düzeni oturdu, ne pişirsem yiyor. Yeme saatleri düzenli oldu. Artık çok sağlıklı besleniyor, bazen az da olsa şekerleme veya cips veriyorum ama genel olarak çok sağlıklı besleniyoruz. Hatta ben biraz kilo bile verdim bundan dolayı :) Uykular hala düzensiz ama ortalama 22.30 civarı yatırmaya çalışıyorum. 22.30'da yatmış olursa benim için erken yattı sayılır yani :) ama onu da düzene sokacağım. Evde genellikle çizgi film kanalları açık, onun dışında tv kapalı veya müzik açıyorum. İnci yatınca da film izliyorum. Ülke gündemini neredeyse hiç takip etmiyorum. Hiç haber izlemiyorum. Sosyal medyadan aldığım haberler hariç. Artık hal ve gidişat umrumda değil, kendi işime gücüme bakıyorum. Yakında yine örgü örmeye de başlayacağım.

Beslenme günlüğüme yavaş yavaş geçiş yapacağım, sevgilerimle...

Diyetisyen Serap Orak

27 Ekim Perşembe 2016

Sosyal medyada takip etmek için:
İnstagram için http://instagram.com/diyetisyenserap 

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...