4 Aralık 2013 Çarşamba

Güne İnci ile başlamak çok güzel, özellikle bazı sabahlar çok neşeli oluyor. Bu sabah da yine o sabahlardan biriydi. Beraber yatakta güldük eğlendik :)

Kahvaltımı 10.00'da yaptım.

10.00
1 bardak süt
3 yarım dilim kaşar peyniri
1 haşlanmış yumurta (beyazının yarısını anneme verdim)
Bu sabah zeytin yemedim.
2 adet kokteyl domates
2 dilim tam buğday ekmeği

Ofise 11.30'a doğru gittim. 2-3 gündür acayip soğuk bir hava var! Her gelen şoklanmış geliyor, çünkü tam ofisin önü Ataşehir'in en soğuk esen bölgesi oluyor. Kaç tane şemsiye kırdım ofise gelirken!

Blog istatistiklerim ve gelen yorumlar kalbimi ısıttı :) Dün 1965 kişi ziyarete gelmiş. Çok teşekkür ederim...


İnci tanem bugün 5 ay 20 günlük
İşim biter bitmez babamla eve döndüm. Babam işi olmadığı zamanlarda beni ofise getirip götürüyor. Ben seanslardayken bekleme odasında takılıyor.

Önce İnci'yle oynadım, sonra yemek yedim, emzirme, İnci'yi yıkama falan derken ofise gitme saati geldi.

14.30
1 kepçe Ekşili şehriyeli çorba (dünden kalan)
3 dilim kabak mücver (annem fırında yaptı, içinde bulgur var, çok seviyorum)
3 kaşık yoğurt
5 adet istavrit (dün akşamdan kalan, soğuk balık yemeyi severim)

Ofise giderken kapıdan çıkmadan önce saat 16.30'da 1 tane muz yedim.

Bugün bitki çayı içemedim, fırsat olmadı. İşim 19.00'da bitti. Eve geldim.

19.30
1 dilim salçalı biftek
3 parça haşlanmış brokoli
4 kaşık pirinç pilavı
6-7 tane fırında kızarmış baharatlı patates
1 lokma ekmek yedim o kadar

Yemekten sonra İnci kucağımda uyurken 1 fincan kahve içtim ve yanında 1 minik fındıklı çikolata yedim.


İnci'yi uyuttuktan sonra blog yazmak için ekran başına geçtim. İşim bitince meyve yedim.

Dünden kalan 2,5 parça nar + 1 adet anjelic erik

En son yatmadan kısa bir süre önce de çekirdek yedim ama fazla değil. 1 çay bardağı kadar ancak gelir.



Bol bol su içiyorum...

Diyetisyen Serap Orak Tufan

4 Aralık 2013

3 Aralık 2013 Salı

Son 2 gündür blog yazmam sebebiyle mutlu olan ve bunu bana yansıtan tüm blog dostlarıma teşekkür ederim :) Gerçekten ben de yazmayı özlemişim. Bu şekilde blog yazarak bana ulaşamayan bir kitleye de faydalı olduğum için iyi hissediyorum. Beni takip ederek zayıflayan, sağlıklı kilosuna ulaşan veya bu yolda ilerleyen herkese selamlar…

Bu sabah kahvaltımı saat 09.30'da yaptım.

09.30
1 bardak süt
2 yarım dilim kaşar peyniri
1 dilim beyaz peynir
4 adet yeşil zeytin
1 büyük dilim tam buğday ekmeği (2 dilim yerine geçer)
Salatalık, domates

 
Ofise gelip dünkü blog istatistiklerimi görünce çok sevindim. Uzun zamandır düzenli yazmadığım için okur sayım azalmıştı ama dün yine bir anda 1829 kişiye ulaşmış. Okuyan herkese desteği için çok teşekkür ederim. Bu sayede Milupa Still Tee çayımı daha keyifle içtim :)


Bu sabah ki programım yoğundu, akşama kadar da öyle olacak ama 2 saatlik bir boşluğum vardı. Hemen eve geldim. Yemeğimi yedikten sonra bebeğimle vakit geçirdim. İnci bugün ilk kez sebze çorbası yedi :) kabak, havuç ve patatesi pişirip anne sütü ile sulandırdım. 1 tatlı kaşığı da zeytinyağı ekledim. Çorba 1 çay bardağından daha az oldu. İnci bunun 1/4'ünü yedi.



14.00
1 kase ekşili çorba (2 kepçe dolusu, içinde 9 küçük köfte vardı, dünkü ekşili köfteye annem tel şehriye ekleyip çorbayı update etmiş, gayet de güzel olmuş)
3 kaşık kabak kızartması (Actifry'da yapılmış, sadece 1 kaşık yağda pişti)
2-3 kaşık kıymalı karnabahar
2 dolu kaşık yoğurt
1 dilim tam buğday ekmeği

Bu arada bugünümü yazarken dün gece dondurma yediğimi ama yazmayı unuttuğumu farkettim!!! 3 yemek kaşığı dolusu Mado dondurma yedim (muzlu, antepfıstıklı ve kaymaklı)

Saat 15.00'de yeniden ofise gittim ve saat 18.30'a kadar çalıştım. Bu arada bolca su içtim, bir ara 5 adet fındık yedim.

Bu akşam evde balık var, öncelikle mevsim balıklarını yemeyi tercih ediyoruz. Babama kalsa balıkları hep yağda kızartmak istiyor ama ben izin vermiyorum. Hamsiler fırında, istavritler de ızgara da pişti.

19.30
8-10 tane istavrit
15-20 tane hamsi
3 kaşık patates salatası
Roka
1-2 lokma da ekmek yedim

Yemekten sonra yine 1 fincan Türk kahvesi içtim ve yanında dünkü kadar minik bir çikolata yedim, ama fotoğrafını çekemedim çünkü İnci kucağımda şekerleme yapıyordu.



Şu an bu satırları yazarken bir yandan da 1/2 portakal ve fotoğrafta gördüğünüz narın 2 parçasını yiyorum. Ellerim yapış yapış oldu, eşimin bilgisayarını azıcık kirlettim!!! Sorry man ;)

Yatana kadar başka birşeyler yersem yarın eklerim, şimdilik herkese iyi geceler...

Diyetisyen Serap Orak Tufan

3 Aralık 2013

2 Aralık 2013 Pazartesi

Tarihi yazarken farkettim de bu sene ne kadar çabuk geçti böyle! Senenin yarısında hamileydim, diğer yarısında bebekliydim :) İş-güç, koşturmaca derken yine sene sonu ve tabi ki yeni yıl geldi bile. Randevuyla çalışan ve ajanda tutan biri olduğum için defterimin son yapraklarına geldiğimde günlerin nasıl tükendiği konusunda bir nostalji yapmasam olmuyor. Maşallah bu sene pek çok konuda iyi iş çıkarmışım. Kendimi tebrik ediyorum ;) Daha kafamda başka planlar da var ama henüz hayata geçmedi. Süpriz diyelim…

Uzun zaman sonra yeniden günlük blog yazmak bana da çok iyi geldi. Üzerimdeki miskinlik bulutları dağıldı. Artık mümkün olduğunca sıklıkta, ara vermeden yazmaya devam edeceğim. Olumlu yorumlar benim için son derece motive edici oluyor. Herkese çok teşekkür ederim.

Haftanın bu ilk gününde neler yediğime gelince…

Hafta içi en erken randevuyu 11.00'e verdiğim için her sabah evde annemin hazırladığı kahvaltıyı yapıyorum. Bir yandan işe hazırlanmanın telaşı, diğer yandan İnci hanımla flört falan derken sabahlarım çok telaşlı geçiyor. Gerçi evde olduğum her anım eğer İnci uyumuyorsa telaşlı geçiyor. Çoğu zaman telefon ve maillere çok geç dönüş yapabiliyorum. Ama İnci kucağımda uyuyorsa o zaman telefonum da yanımdaysa en azından sms veya mail yazabiliyorum. Neyse ki annem var da en azından ben İnci ile beraberken o da yemek hazırlıyor.

10.00
Kaşarlı tam buğday ekmeği ile yapılmış tost
1 bardak süt
4 tane yeşil zeytin
2 adet kokteyl domates

Bugün yoğun bir gün, seanslarım arka arkaya olduğu için işim saat 14.00'e kadar sürdü. Bu arada su içmenin dışında sadece Milupa'nın emzirme çayından içebildim.

11.30
1 fincan Milupa Still-Tee emzirme çayı (şeker koymuyorum)



Bir diğer randevuma kadar 2 saat aram vardı. Evde temizlik olduğu için ben de babamla dışarda yemeye karar verdim. Hızlıca yer sonra eve gideriz diye düşündüm. Artık öğle yemeklerimi evde yiyorum. İnci ile vakit geçiriyorum (emzirme, süt sağma, oynama vs), yemek yiyorum sonra ofise dönüyorum.

Geçenlerde bir postta da yayınladığım mekana, BALDIR'a gittik. Batı Ataşehir'de Palladiuma çok yakın bu mekanı merak ediyorsanız lütfen bir tık :)

14.30
1 porsiyon Baldır (üst dilim ekmeği yedim, alt dilimin de ucundan bir parça yedim)
1 porsiyon salata
1 bardak ayran
1 bardak çay
1/2 porsiyon trileçe (bir Balkan tatlısıymış, çok hafif, bunun yarısını yedim)



Güzelce karnımızı doyurup eve döndük. İnci beni görünce çok sevindi. Ben de onu görünce çok sevindim tabi. 1 saat yanında kalıp işe döndüm…

İşim saat 19.30 civarında bitti. Eve gidip yemeğimi yemem 20.00'yi buldu.

20.00
1 tabak ekşili köfte (içinde minik minik 14 tane köfte vardı)
4 kaşık kıymalı karnıbahar (üzerine 2 kaşık sarımsaklı yoğurt döktüm)
7 kaşık civarı kısır (ekmek yemedim)






Bu harika ev yemeklerinden sonra İnci'mle hasret giderip biraz oynadık. Sanırım saat 21.00 civarında da eşimin yaptığı Türk kahvesini yanında minik bir parça çikolatayla beraber içtim.

22.00
1 kutu narlı Karamalz (işte emzirme içecekleri arasındaki favorim bu marka. Bazen alıp soğuk soğuk içiyorum)



Yatana kadar da 2 adet mandalina ve 1 dilim armut yedim. Başka birşey yemedim.

Bu arada emzirdiğim için bolca su içtiğimi belirtmeme sanırım gerek yok. Günde 2-3 litre oluyordur.

Diyetisyen Serap Orak Tufan

2 Aralık 2013

Twitterdan takip etmek isteyenler için tık tık!

1 Aralık 2013, Hayatım Diyet devam ediyor...

Ben geldim :)

Sevgili blog dostlarım merhabaaaa! Uzun zamandır benden haber beklediğinizi bıraktığınız yorumlardan, yazdığınız twitlerden biliyorum. Ara ara yazılarım oluyordu ama bugünden itibaren blog eski formatına dönüyor. Bundan sonra yazılarımda günlük beslenme günlüğüm, beslenme tüyolarım, günlük hayata dair paylaşımlarım, İnci'mden haberler ve başka yeni gelişmeler olacak. Dediğim gibi yeterince anne-bebek blog sitesi var o nedenle her ne kadar İnci olsa da benim bloğum eskisi gibi devam edecek.

Öncelikle bu yazıyı gecenin bir yarısı yazdığım için lafı fazla uzatmadan özet geçeyim...

İnci dün itibariyle 5,5 aylık oldu. Hala anne sütü almaya devam ediyor. Ama doktorunun tavsiyesiyle 1 haftadır meyve suyuna başladık. Şu an için elma, armut ve havuç denedik. Hepsini de çok sevdi. Yarın da sebze çorbası denemeye başlayacağız.

Bugüne kadar hiç diyet ve spor yapmadım. Nasılsa fazla kilom yok diye rahat davrandım. Ama artık bu modu uzatmamakta fayda var. Özellikle hamilelik nedeniyle esneyen karın kaslarımı sıkılaştırmanın zamanı geldi. Bir de sezeryanla karın kaslarımın kesildiğini düşünürsek bakım şart oldu. Göbeğim kaldı diye yıllarca şikayet etmenin bana bir faydası olmayacağı için kendime bir iyilik yapmam lazım. Bu nedenle spor salonuna üye oldum. Çünkü evde kendi kendime motive olamıyorum. İmkanım olduğu için bir spor salonuna gitmeye karar verdim. Eğer imkanım olmasaydı eminim evde eskiden olduğu gibi kendi başıma spor yapardım. Eşimle beraber Novada AVM deki MacFit spor salonuna 6 aylık üye olduk. 6 ay bana yeter de artar :)

Gelelim neler yediğime...

Öncelikle şunu belirtmem gerek. Eskiden formumu korumaya yönelik beslenme davranışlarım vardı, şu anda öyle bir kaygım yok. Tek kaygım sütümün azalmaması, amacım da karın kaslarımı sıkılaştırmak. Yani diyet yapmıyorum. Zaten 3,5 kg fazlam var. O nedenle baştan söyleyeyim de eleştirirken yargısız infaz yapmayın. Çünkü geçmişte de "Bir diyetisyen bunları, şunları yer mi, yok efendim alkol alır mı, gece sipariş verir mi, vb." şeklinde kırıcı eleştiriler geliyordu. Yahu ben de insanım, üstelik bu sefer bir bebek emziriyorum. Bütüne odaklanın, ayrıntıyla uğraşmayın.

Bu sabah kahvaltımı 11.00 civarında yaptım.

11.00
1 bardak süt (her sabah olduğu gibi!!!! Sütsüz asla!)
1 adet haşlanmış yumurta (beyazının yarısını yemedim, eskiden beri takip edenler bilir beyazını sevmem)
1 dilim sucuk (spora gideceğim diye daha fazla yemedim, sadece tadına baktım)
1/2 dilim kaşar peyniri
1,5 dilim beyaz peynir (1,5 kibrit kutusu kadar)
3 adet zeytin
1,5 dilim tam buğday ekmeği (3 dilim ekmek sayılır, dilim büyüktü)
2 dilim salatalık

Kahvaltıdan sonra İnci ile ilgilendiğim ve bir takım ev işleri ile uğraştığım için bir şey yemedim. Saat 14.30 da spor salonuna gittik. İlk gün olduğu için kayıt işlemleri, bekleme, ölçüm vs. nedeniyle çok vakit harcadık. Kilom 58.6, yağ oranım da %23 çıktı. Eskiden yani hamilelik öncesinde 55 kg ve %20-21 yağ oranına sahiptim. Aradaki fark yağ işte! Toplamda sadece 45 dakika kardiyo çalışmış oldum. Saat 17.00 civarında salondan ayrıldık. Bu saate kadar bir şey yemediğim için çok acıktım ve şekerim düştü :(

Eve gelir gelmez (neyse ki İnci uyuyordu) dün yaptığım ve 2 tabak dolusu yediğim kısırdan 1 tabak dolusu daha yedim. Elime sağlık çok da güzel yapmışım ;)

17.30
1 tabak dolusu kısır, sanırım 10-12 kaşık dolusu vardır (bol zeytinyağlı, nar ekşili, sebzeli, yanında 1 tatlı kaşığı da acı biber turşusu, ve birkaç dilim acur turşusu yedim)
1 bardak ayran



Uzun saatler İnci ile oynayıp sonra da onu uyutmaya çalıştığım için bir şey yemeye vaktim olmadı. Annemle babam gelince (yemeğe gitmişlerdi) saat 20.30-21.00 civarında 1 fincan az şekerli Türk kahvesi içtim.

İnci normalde her akşam 20.30 civarında uyur. Ama son zamanlarda çok değişken olmaya başladı, bu akşam da yine o akşamlardan biri. Bir türlü uyumadı. O uyumadıkça onunla ilgilendiğim için yemek yemek aklıma gelmedi. Zaten kısır da beni çok tok tuttu.

22.00
1 adet muz (artık kan şekerim düştü)

23.00
1 dilim baklava (dün akşam da tam bu kadar yemiştim, bu baklava FB-BJK maçı sonrasında alındı. Eşim maça gitti. O hariç evde hepimiz (babam, annem ve ben-İnci Fenerbahçeli) Beşiktaşlıyız. Beraberlik veya Beşiktaş'ın kazanması durumunda bize baklava alacaktı. Sözünü de tutmuş canım benim :)
1 dilim adını bilmediğim fıstıklı tatlı
1 bardak süt

Bunları da yiyip blog yazmak üzere ekran başına geçtim. Şu an saat 00.37 karnım acıktı ama sanırım bir şey yemeden yatacağım çünkü çok uykum geldi. Ama dayanamayıp yersem yarın bloğa eklerim.

Herkese iyi geceler...

Diyetisyen Serap Orak Tufan
1 Aralık 2013 Pazar

Bir kitap tavsiyesi...



Çok sevdiğim bir psikolog arkadaşım bana bu kitabı tavsiye etti, ben de hemen sizinle paylaşmak istedim. Kendisi okumuş ve herkes için faydalı olacağını söylüyor. Ben hemen alacağım...

Etkili Anne Baba Eğitimi- Dr. Thomas Gordon

Herkese selamlar :)

Diyetisyen Serap Orak Tufan

6 Kasım 2013

En Uzman Blog Adayı



Merhaba blog okuru dostlarım,

Blogumu 19 Şubat 2011'den beri takip edenler bilir. Daha önce 2 kez Bumerang blog ödülleri yarışmalarına katıldım ama kazanamadım :) Her sene de katılmayı düşünüyorum. Önemli olan aday olmak zaten, kazanamasam da bu gibi yarışmalara girme heyecanını motive edici buluyorum.

Daha öncekilerde "en tarz" ve "en çalışkan" kategorilerinde aday olmuştum. Bu sene de "en uzman" kategorisini deneyim dedim.

Türkiye'de yaşayan tüm takipçilerimden oy bekliyorum. Oy vermek için lütfen şu linki tıklayınız :)
Bumerang Blog Ödülleri En Uzman Blog Adayı

Diyetisyen Serap Orak Tufan

Oy vermek için son gün 11 Kasım 2013 unutmayın!


Bumerang Ödülleri Oy Ver!

Cumhuriyetimiz 90 yaşında!



29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızı 90. yılında da layık olduğu şekilde içten ve minnettarlıkla kutluyoruz. Bize bu günleri armağan eden ulu önder Atatürk ve tüm silah arkadaşlarına canı gönülden teşekkür ve dua ediyor, rahmetle anıyoruz. Ne mutlu Türk'üm diyene! Atam izindeyiz...

Diyetisyen Serap Orak Tufan

29 Ekim 2013


Mutlu bayramlara...


İnci ve Berra
Herkese merhaba :)

Bayram tatilinde uzun uzun blog yazmak gibi planlarım vardı ama yapamadım, çünkü annem ve babam tatil için bayramdan önceki Cuma sabahı Antalya'ya gittiler ve İnci ile başbaşa kaldık :) günler çok yoğun ve zevkli geçti ama planlarım aksadı. Olsun, ufak da olsa bugün bir bayram mesajı yazmaya enerjim var.

Bayramın 1. günü İnci tam 4 aylık oldu. Bizde çifte bayram yaşandı. Tatlı yeğenim Berra ve İnci ilk kez bu bayram tıpkı bizim çocukluğumuzdaki gibi aynı giyindiler. Güzel olmuş değil mi? ;)

Herkese sevdikleri ile beraber nice mutlu bayramlar dilerim. Allah bir önceki bayramlarımızı aratmasın...

Sevgiler

Diyetisyen Serap Orak Tufan

18 Ekim 2013

Anne Sütü'ne destek içecekler

İnci ve ben
Şu an kızım 3 aylık ve doğduğu ilk günden beri emziriyorum. En azından ilk 1 sene anne sütü verebilmek için gayret edeceğim. Anne sütü ile ilgili başka bir yazı yazacağım ama öncelikle piyasada rastladığım ve kullandığım, sütü arttıran/destekleyen ürünlerden bahsetmek istiyorum. Eminim daha çok vardır ama ben bunları biliyorum ve kullanıyorum.

Öncelikle en önemlisi SU! Bolca su içiyorum, sanırım 3 litreyi buluyordur.

Bitki çayları: Milupa Still-tee, Doğadan Lactate. İlk çaylarımı arkadaşım vermişti, kendisi emzirirken bolca almış ve artık emzirmediği için elinde kalanların hepsini bana getirmişti. Onları çoooktan tükettim. Ama hala devam ediyorum. Günde ortalama 3 tane bitki çayı içiyorum. Ama şekersiz tabi ki. Kokuları kötü ama süt olsun diye içiyoruz işte :)

Emzirme çayları


Çözünebilir sıcak içecekler: Humana Still-Tee. Bu kendiliğinden şekerli olan ve sıcak suda çözünen bir içecek. Yaz sıcağında bile içtim :) Ama çemen içermesi nedeniyle pastırma yemiş gibi koktuğum için içmeyi bıraktım. Belki kışın devam ederim.

Alkolsüz malt içecekleri: Piyasada rastladığım türler bunlar. Promalt ve Karamalz. Teneke kutularda satılıyor. Aslında başka ürünlere de rastladım ama satın aldıklarım bunlar desem daha doğru olur. Marketlerde görmedim. Sadece anne-bebek mağazalarında satılıyor. Karamalz'ı daha çok beğendim. Sade, narlı ve limonlusu var. Hepsi çok güzel. Promalt bana çok tatlı geldi. Yazın sıcak günlerinde soğuk soğuk içmek çok iyi geldi. Bazen alıyorum ama devamlı içtiğim birşey değil. Meşrubat niyetine serinlemek için arada bir içiyorum. Kendiliğinden şekerli ürünler.

Alkolsüz malt içecekleri


Sütlü içecekler: Her sabah mutlaka 1 bardak süt içiyorum. Gün içinde veya gece yatmadan önce içtiğim de oluyor. Onun dışında bazen Milupa Lactamil içiyorum. Süt sevdiğim için bu ürünü de beğendim. Suyla karıştırınca süt gibi oluyor.

Sütlü içecek


Malesef alkolsüz bira bulamadım. Bulsam ondan da bazen içmeyi düşünüyordum. Sanırım piyasada yok.

Daha önceden beni tanıyanların da bildiği gibi meşrubat içmiyordum. Emziriyorum diye meyve suyu, şerbet, komposto vb. gibi şeyler içmiyorum. Nadiren ice tea tercih edebiliyorum. Asitli meşrubatları neredeyse hiç içmiyorum. Canım isterse 1 yudum o kadar. Sık sık ayran içiyorum.

En önemlisi emziren annenin psikolojik durumu. Eğer mutlu ve huzurluysanız sütünüz azalmadan devam ediyor. Nereden mi biliyorum? Çünkü geçenlerde birkaç gün eşimle biraz huzursuzluk yaşadık ve ben üzüldüm. İnanmazsınız 1 günde sütüm azaldı :( O kadar azaldı ki bu sefer de bunu kafaya takıp üzüldüm. Neyse ki eşim hatasını erken anlayıp telafi etti de sütüm yeniden normale döndü. Yaşayan bilir. Bir annenin bebeğini kendi sütüyle besleyememesi gerçekten çok üzücü bir konu. İçgüdüsel olarak onu sadece kendi sütünüzle beslemek istiyorsunuz. Neyse ki artık piyasadaki formülalar anne sütüne oldukça yakın bir şekilde muadil olduğu için gözümüz arkada kalmıyor. Ama tabi ki pahalı oluyor. Bir bebek için anne sütü hem en ucuz, hem en pratik, hem de en sağlıklı besindir.

Son olarak bu ürünlerin hiçbiri emziren anneye kilo aldırmaz. Eğer kendinden şekerli ürünleri çok fazla tüketiyorsanız, beslenmeniz de çok kaloriliyse tabi ki kilo alırsınız. Onun dışında bu ürünleri suçlamak yanlış olur.

Evdeki stoklar

Sizin de bildiğiniz başka ürünler varsa ve bana yazarsanız sevinirim. Hatta fotoğrafını çekip göderirseniz bu yazının devamına ekleyebilirim. seraporak@gmail.com adresime gönderebilirsiniz.

Geçen gün bir de bunları aldım, deneyince yorumumu yapacağım.

Evdeki yeni stoklar
Güncelleme (24 Eylül):
Malesef Milkplus elmalı ve Vitamaltı pek beğenmedim :( Vitamalt çok tatlı, içim bayıldı. Öyle ki 1 tam şişeyi tüm güne yayarak yudum yudum içebildim. Milkplus da çok aromatik, içindeki anason ve çemen tadı diğer aromalarla birleşince çok acayip, saçma sapan, kötü bir tat oluşturmuş. Diğerini henüz denemedim. Hala tek favorim Karamalz ;)

Güncelleme (8 Aralık):
Dün Hello Baby'den Multilac adında bir emzirme desteği içecek aldım denemek için. Tadı gerçekten çok güzel. Portakal suyu gibi. Karamalz'dan sonra içilebilecek en lezzetli içeceklerden biri. Artık zaman zaman bundan da alırım. Denemek için sadece 1 tane almıştım.


Güncelleme (2014):
Nihayet Karamalz kadar zevkle içilebilen bir emzirme desteği ürün buldum :) Adı Maltana. Malt içeceği olarak geçiyor. Şu anda gördüğüm kadarıyla sadece ananaslı ve armutlusu var. Her ikisi de çok lezzetli. Tam da benim sevdiğim tatlarda. Sıcaklarda emziren anneleri serinletecek bu ürün için Ülker'e çok teşekkürler. Gerçekten harika bir içecek olmuş.

Güncelleme (14.06.2017)
İnci yarın 4 yaşına girecek ama benim gözüm hala raflardaki emzirmeye destek ürünlerde :) kendim için değil tabi ki sizin için. Bakın geçen hafta yeni bir ürün gördüm. Adı Vitamom's tadını bilmiyorum ama güzel olduğunu düşünüyorum. Özellikle yazın emziren anneler için güzel bir serinletici etkisi olacaktır. Pastadan, tatlıdan şeker alacağınıza emzirme içeceklerinden alın daha iyi :) Sütünüz bol olsun...




Diyetisyen Serap Orak 
16 Eylül 2013

İnci 3 aylık oldu!

Sevgili blog okuru dostlarım,

Blog yazılarımı çok ihmal ettiğimi biliyorum ama bir sorun niye? :) Bahanelerimi maddeler halinde belirtmem gerekirse :
1-Yaz mevsimini sevmiyorum, sıcaklardan iyice bunaldım, içimden birşey yapmak gelmiyor
2-İnci'yle ilgilenmekten enerjim tükeniyor
3-Yazacak çok şey birikti, nereden başlayacağımı bilemiyorum
4-Bir balık burcu kadını olarak birazcık tembelim
5-Olan zamanlarımda illa ki yapacak başka bir işim oluyor
6-Tam blog yazmaya oturacak oluyorum, İnci uyanıyor
7-Genelde evde olduğum ve ofiste kalmadığım için çalışmaya ve yazmaya motive olamıyorum
8-Çok anlayışlı okurlarım var
9-Geç olsun, güç olmasın mantığındayım
10-Çok güzel bahane üretirim, sonu gelmez :)
...

Bu arada İnci 3 aylık oldu. Hala gözüme çok küçük görünüyor ama şaka maka doğduğu ağırlığın neredeyse 2 katına yaklaştı diyebiliriz. Bu Cuma doktoruna gittik ve 3. ay kontrolümüzde boy uzaması ve kilo alımının maşallah gayet iyi olduğunu gördük. Şu an boyu 63 cm kilosu da 5,6 kg. Her ay aşı oluyor. 2. ay aşısından sonra 2 gün ateşi çıktı kuzumun. Tüm gün hemen hemen saat başı ateşini kontrol ederek 2 gün geçirdim. İlk gece ateşi 38'i geçince fitil vermek zorunda kaldık ama 2. gün gerek kalmadı. 2 gece boyunca saat başı kalkıp ateşini kontrol ettim. Gözüme uyku girmedi...

Dr. Esra Dolar / Çocuk doktorumuz
İnci'nin doktorunu değiştirdik. Doğumda bulunan ve sonraki kontrolünü yapan Dr. Erdem Bey 1. ay kontrolü sırasında tatilde olduğu için hastane randevumuzu başka bir doktora yönlendirmişti. Biz de bu nedenle Esra Hanım'la görüştük. Kendisinden memnun kaldığımız için de 2.ve 3. ay randevusunda da ona gittik. Artık çocuk doktorumuz Esra Dolar. Kendisi iletişime önem veren ve çözümcü yaklaşımı ile bizi rahatlatan bir doktor. Bundan sonra İnci'yi hep ona götürmeyi düşünüyoruz. Ama artık Ataşehir Memorial'da değil, Bağdat Caddesi'ndeki LifeMed Tıp Merkezi'nde hastalarını alıyor.

Bildiğiniz gibi İnci 40 günlük olduğundan beri işe gidiyorum. Yoğun çalışmıyorum ama randevularım devam ediyor. Sanırım bu aydan sonra yoğunlaşacağım. O zaman İnci hanım da benimle beraber ofise gelecek. Şimdilik ben çalışırken o evde kalıyor. İnci acıkırsa annem sağıp dondurduğum sütleri veriyor. Bu arada anne sütü ile ilgili söyleyeceğim en önemli şey emzirdikçe ve sağdıkça sütünüz artıyor, sakın pes etmeyin. Ayrıca mutlu ve huzurlu olmanız da çok önemli. 

Sarımsaklı plajı hatırası
Bu arada İnci ile beraber ilk tatilimizi de yaptık. Yine Ayvalık Sarımsaklı'ya gittik. Annem ve babam da bizimleydi. 5 gün kaldık. Araba ile gittik. O nedenle yakın bir yer olmasını tercih ettik. Ancak çok serin ve rüzgarlı bir zamana rastladığımız için pek de iyi bir tatil geçiremedik. Değişiklik oldu sadece. İnci ile ilk tatilimizi ayrı bir postta yazacağım.

Tatile gitmeden önce 57 kg olmuştum ve gebelik öncesi kiloma sadece 2 kg fazlam kalmıştı ama tatilde 1 kg almışım galiba, gelince tartıldığımda 58 kg gördüm. Çok da dert etmiyorum. Geçen hafta jinekoloğuma gittim, artık karın egzersizleri yapabileceğimi söyledi. Bu sarkan karın kaslarını toparlamak lazım. Henüz başlamadım ama bolca mekik çekip pilates yapmayı düşünüyorum. İşte benim sloganım: Üşenme, erteleme, vazgeçme! 

İşte beklenen fotoğraf :)

Cuma günü endokrinoloğuma da gittim. Malesef ilacımın dozu yeterli olmamış ve yine TSH değerim yükselmiş. Doktorum dozu arttırdı, dengeyi bulana kadar her ay TSH tahlili yaptırıp kontrole gideceğim. Haşimato teşhisi nedeniyle hipotroid yaşıyorum. Bundan sonra hayatım boyunca troid ilacı kullanmam gerekecek. Seni yenicem hipotroid, beni yıldıramazsın ! :)

Uzun üredir takip edenler bu blog nereye gidecek diye soruyorsa belirteyim ki, bu blog bir anne-bebek blogu olarak devam etmeyecek. Zaten yeterince anne-bebek blogu var. Ayrıca ben onlar kadar konuyla ilgili ve ayrıntıcı da değilim. Benim blogum "bir diyetisyenin beslenme günlüğü" olarak devam edecek ama tabi ki hayatımı paylaştığım için İnci ile ilgili gelişmelerden ve deneyimlerimden de bahsedeceğim. Daha önceden olduğu gibi bir yeme-içme, diyet, seyahat, gezi, güncel hayat blogu olmaya devam edeceğim. Karma yani :)

İnci 3 aylık

Uzun süre ara verince yazacak çok şey biriktiği için bu sefer nereden başlayacağımı bilemiyorum. O nedenle ben de artık kısa ama sık yazmaya karar verdim. Yoksa başa çıkamıyorum. Yazmamı istediğiniz konular varsa seraporak@gmail.com adresime yazabilirsiniz. Böylelikle takip edenlerin en çok merak ettikleri konuları bilirsem daha faydalı olabilirim.

Yazmadığım süre boyunca blogumu okuyup takip eden herkese çok teşekkür ederim. Bundan sonra daha çalışkan olmaya gayret edeceğim. Bir de lütfen son günlerde post girmediğim için be ne biçim blog, hiç güncellemiyorsunuz diye olumsuz yorum yazacağınıza (yeni okurlarım için geçerli) bir zahmet ilk günden itibaren yazdığım yazıları okuyun ve aslında ne kadar büyük bir istikrarla ve emekle bu blogu bu günlere getirdiğimi görün. Eleştirmek çok kolay ama yiğidi öldürün hakkını verin canım :)

Burada yazımı sonlandırırken söylemek istiyorum ki çocuklu hayat bir harikaymiş, iyi ki İnci'yi doğurmuşuz. Her anının tadını çıkarıyoruz. Herkese ama özellikle tüm anne-babalara kucak dolusu sevgiler ;) darısı isteyenlerin başına...

Diyetisyen Serap Orak Tufan

15 Eylül 2013
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...