5 Ağustos Salı 2014

Yine ayın 1'inde bir giriş yapıp gözden kayboldum kusura bakmayın. Çünkü hafta sonum biraz fazla yemeli içmeli, depresyonlu ve bunalımlı geçti. Dışardan bakıldığında son derece uyumlu ve pürüzsüz bile görünse hepimizin hayatında olumsuz şeyler yaşanıyor. Bu zamana kadar fazla yansıtmamış olmam benim yaşamadığım anlamına gelmez. Tam tersi belki de hayatı bu kadar pozitif yaşamayı seven biri olarak beni herkesten çok bile etkiliyor olabilir. Bazen ben de doluyorum ve bünyem bir damla fazlasını kaldırmıyor…

Bunalımda ne mi yedim? Bolca cips ve çekirdek tabi ki! Ben öyle bunalıma girince çikolata, tatlı yiyen türden değilim. Tam tersi canım tuzlu şeyler yemek ister ve bir diyetisyen olarak en sevdiğim abur cubur da cipstir. Malesef Cuma'dan bu yana 3 orta boy paket cips yedim. İtiraf ediyorum, bir cipskoliğim :( Dün içtiğin 2 kadeh vişne votka ve dışarda yediğim porsiyonu bana fazla olan ızgaraları saymazsak aslında yemek olarak kötü şeyler yemedim. Ama bugün artık bu gidişe dur demeye karar verdim.

Bir de blogu ihmal ettiğim için tahmin edemeyeceğiniz kadar mutsuzum. Ama dedim ya ben de biraz depresyondayım. Sizin de canınızın hiç birşey yapmak istemediği zamanlar olmuyor mu? Bu bir birikim aslında. İnci'nin büyüme sürecinde yavaş yavaş ortaya çıkan tükenmişlik, kız kardeşimin Nisan ayından Haziran ayına kadar süren tatsız boşanma süreci nihayet bitti, iş yoğunluğu, bebek bakıcısı arama stresi, yaz sıcakları ve özel hayatımdaki gerginlikler bir araya gelince alın size koca bir paket depresyon. Depresyonumu tadında yaşadığımı düşünüyorum, ve öyle fazla uzatmadan kendi terapimi yapmaya başladım bile. Hayat geçiyor, herkesin dünya kadar derdi varken baş edebilinecek dertleri fazla büyütmemeliyiz/m.

İnci 13,5 aylık
Buna karar verdiğim gün ofise harika bir demet çiçek gelmesi sanırım günün süprizi oldu. Kalbi de yüzü kadar güzel danışanım Esra Hanım'a okuyorsa bu harika jest için çok teşekkür ediyorum. 2 ay sonra doğacak olan bebeğini sağ salim kucağına almasını diliyorum.

Gelelim bugün neler yediğime…

Dün gece çok kuruyemiş ve cips kaçırdığım için sabah çok acıkmamıştım. O nedenle kahvaltımı geç yaptım.

11.00
2 dilim (büyük) cevizli ekmek (İHE-İstanbul Halk Ekmek)
Arasında 2 dilim kaşar peyniri ile yapılmış tost
1 bardak süt (tam yağlı)

Ofise gelince su dışında birşey yiyip içmedim. Sonra 14.30'da Değirmen'e yemeğe gittik.

14.30
1 porsiyon tavuk dürüm
1 kutu ayran
5-6 tane kızarmış patates 

Tchibo Cafissimo lila kahve makinesi


Ofise çıkınca kendime bugünün ilk kahvesini yaptım. Uzun süredir istediğim Tchibo marka lila renk minik kahve makinesine nihayet kavuştum :) Tam dekorasyonuma uygun renkte olduğu için kendi odama koymayı düşünüyorum ama henüz uygun yeri bulamadım. Artık kahve sevenleri bekleriz ;)

16.30
1 fincan esspresso (şekersiz) Bu kapsüllerin hepsinden almak istiyorum.

Espresso

Pazar günü yemek yaptığım için evde hazır yemek vardı. Eve gelince yemek hazırlama telaşım olmadı. İnci ile camdan arka bahçemizdeki yavru kedilere (4 tane) ve annelerine peynir attık, yediler. Karşı binadaki bebek arkadaşımızla camdan cama tanıştık, el salladık. Adı Tibet'miş. 9 aylık. O arada eve gelen eşim de güzel bir çoban salata yaptı.

Kararlıyım bu akşam abuk sabuk şeyler yemeyeceğim.




20.00
Sulu köfte (ortalama 1 patatesi 
3 dolu kaşık zeytinyağlı çoban salata
1 dilim cevizli ekmek

İnci 20.45'de uyudu! Çok mutluyum, bu nadir olan günlerden biri :) Bana da blog yazma zamanı kaldı. Önce az şekerli bir kahve içtim.



22.00
Meyve tabağı (ortalama 2,5 porsiyon meyve kadar bir içeriği var. Gün içinde yayarak yesem daha iyi olurdu ama tüm meyvelerim akşama kaldı.




Diyetisyen Serap Orak Tufan

Sosyal medyada takip etmek için:
İnstagram için http://instagram.com/diyetisyenserap 
Twitter için  https://twitter.com/DiyetisyenSerap 
Facebook için  https://www.facebook.com/pages/Kendinize-%C4%B0yi-Bak%C4%B1n-Beslenme-Dan%C4%B1%C5%9Fmanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1/130475260372458


1 Ağustos 2014 Cuma

Merhaba blog :)

Sana yazmayı ne kadar özledim tahmin edemezsin, çünkü yokluğunda anladım ki sen benim için ne bir heves, ne bir görev, ne de bir eğlencesin. Sen benim için aynı zamanda bir terapisin. Sanki kendimi reel hayatta yeterince ifade edemiyormuşum gibi bir çeşit kendimi ifade etme şeklimsin. Bana mı daha iyi geliyorsun yoksa okuyanlara mı onu bilemiyorum. Bildiğim şu ki içimdeki yazma hevesimi tetikleyen bir dinamiğin var. Yazmadığım zamanlarda doluyorum. İlla bir şeyler paylaşmam ve birilerine bu yolla ulaşmam lazım sanki. Herkes kendi payına düşeni alsın. Ben yazmayı seçiyorum :)

Tatilden yeni döndüm. 19-29 Temmuz günleri arasında hem cennetten hem de cehennemden bir köşe olan ilimiz Antalya'daydım. Tatilin yarısında otelde diğer yarısında da ailemin evinde kaldım. Dinlendim mi? HAYIRRRR!!!



13 aylık bir bebekle ilk kez gidilen yaz tatilimden notlar :

İncinin 3.ve 4. dişlerinin çıkışı tam da tatilimize rastladığı için iştahsızlık, huysuzluk, mızmızlık gibi konularda uzmanlık yaptık.

İnci havuz ve denizden korktuğu için ne denize ne de havuza girebildik. Benim de girmemi istemedi :( Otelde çoğunlukla aileler ve bolca da çocuk ve bebek vardı. Herkes çok eğleniyor gibiydi.



Hala emzirdiğim için İnci'yi annemlere bırakamadım bu nedenle herşey dahil lüks otelin çoğu imkanından faydalanamadık :(

İnci hala yürümediği için tatil boyunca yerlerde sürünmek istedi, mama sandalyelerinde oturmak istemedi. Koşturduk durduk.

Tek eğlencemiz açık büfe yemekler haline dönünce malesef bolca ve lüzumsuzca yedik, pişman olduk. Eşimle aynı anda yiyemedik. Sırayla yedik :) Söylemesi ayıptır 1 kg yağlanmışım. 57 kg olmuşum :(



Antalya'da eve dönünce İnci'yi eve anneme bırakıp birkaç gün sahil keyfi yapabildim. Ama aklım otelin Retro partilerinde, dans partilerinde kaldı :)

Dönüşte 2 bavul çamaşır yıkayıp asmaktan yoruldum.

Dün işe başladım.

Tatile ihtiyacım varrr….

Titanic Hotel Kundu/Antalya


Ramazan Ayı da bittiğine göre artık rahat rahat yeme içme konularına el atabiliriz. Hatta biraz diyet yapsak fena olmaz değil mi? ;)

2-3 gündür dikkat ediyorum ama son 2 gündür 1 paket Doritos nacho cips, 1/2 pors tavuk göğsü ve bugün de bir Magnum after dinner kaçamağım var. Yoksa her şey iyi gidiyor. Fotoğraflamaya fırsat olmadı. Bugünden sonra başlarım artık.

Sizde ne var ne yok?

Diyetisyen Serap Orak Tufan

Sosyal medyada takip etmek için:
İnstagram için http://instagram.com/diyetisyenserap 
Twitter için  https://twitter.com/DiyetisyenSerap 
Facebook için  https://www.facebook.com/pages/Kendinize-%C4%B0yi-Bak%C4%B1n-Beslenme-Dan%C4%B1%C5%9Fmanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1/130475260372458



İnci'nin 1.doğum günü partisi

İlk çocukların, ilk doğum günleri çok önemlidir. Dünyadan habersiz meleğin umrunda olmasa da yeniden çocukluğunu yaşayan anne-babanın en çok özendiği günlerden biridir. Özellikle kendi sosyo-kültürel çevremde gördüğüm kadarıyla doğum günü partileri çok şatafatlı kutlanıyor, sanırsınız düğün var :) kınamıyorum, ayıplamıyorum hatta duygularını anlayabiliyorum ama bu kadarı bize fazla, yani tarzımız değil. O nedenle aile ve yakın arkadaşlar arasında küçük bir kahvaltı şeklinde bir doğum günü organize etmeye karar verdik. Davetli listesi hazırlarken gördük ki arkadaş çevremiz çok geniş. Hepsiyle görüşmek ve davet etmek istiyoruz ama maddi imkanlarımız kısıtlı. Biz de o nedenle uzun süredir görüşemediklerimizi listeye eklemedik ki yılda 1 kez görüşüp de insanları doğum günü hediyesi almaya mecbur bırakmayalım :)

Şimdi sizinle kızımın 1 yaş kutlamasındaki detayları paylaşayım, belki sizin de bir gün ihtiyacınız olabilir…

Mekan için daha önce bir arkadaşımızın kızının doğum gününde kutlama yaptığı yeri seçtik. Ataşehir'de Sağanak Cafe isimli, bahçeli, rahat ve huzur veren bir yer. Yer ayırtmak için geç kaldığımızdan istediğimiz kısım doluydu (hatta orada da bir erkek bebeğin 1 yaş kutlaması vardı), aklınızda bulunsun suni şelale olan kısım aile toplantıları için çok rahat ve güzel oluyor. 20 kişilik yer ayırttık ama 18 kişi geldi.



İnci'ye daha önce diş buğdayı partisi yapmadığımız için aynı gün onun kutlamasını da yapmayı düşündük. Çünkü minik bebeğimin sadece altta 2 dişi var. Diğerleri henüz çıkamadı :) Annem bir gün önce evde diş buğdayımızı pişirdi. Bir saklama kabıyla yanımıza aldık. İçinde diş buğdayı, kuru üzüm, ceviz ve nohut var. Sunum için de bir cup cake standı ve silikon renkli kek kalıpları aldım. Hem dekoratif hem de geleneksel bir sunum oldu. Buğdayların üstüne de diş şeklindeki şekerlemelerden koydum. Çok kişi olmadığımız için fazla kalıp kullanmadım. Aslında stand tam dolu olsa çok daha güzel bir görünüm olurdu.



Davetlilerimize önce Sağanak Cafe'nin zengin kahvaltı tabağıyla ve beraber çay ikram ettik. Sonra kahve, diş buğdayı, en sonunda da pastamız kesildi. Pastamızı özel yaptırdım. Bir arkadaşımın kızı harika pasta tasarımları yapıyor. Daha önce de kendisinden evlilik hazırlıkları konusundaki başarılı blogu nedeniyle bahsetmiştim. Gelinyolu Hande Tunçay. Kendisini hem blogundan hem de instagram hesabından takip edebilirsiniz. Pastamız 15 kişilikti. Yetti de arttı bile. Tasarımının tam istediğim gibi sade ve zarif olmasının yanı sıra tadı da oldukça da lezzetliydi. Ellerine sağlık Handecim, sayende kızımın ilk pastası tam istediğim gibi oldu :)




Doğum günü süslemeleri ve hediyelik için internetten alışveriş yaptım. Vakitsizlik nedeniyle tüm alışverişimi son birkaç gün içinde yapabildim. Salı gecesi Parti Sepeti sitesinden sipariş verdiğim süsleme ürünleri Perşembe elimdeydi. Zaten cafede ve kahvaltı olması nedeniyle öyle tabak-bardak falan değil de sadece balon, flama, peçete ve fotoğraf çerçevesi satın alarak 1 yaş doğum günü kutlaması konseptini fazla abartmadan uygulamış olduk.



Gelen davetlilerimize de kızımın 1. yaş günü hatırası olarak pembe, incili, baykuş şeklinde bir magnet hediye ettik. Onu da yine Salı gecesi internetten sipariş verdim. Cuma günü elimdeydi. İnci uyuduktan sonra araştırma yaparken harika bir site buldum. Adı Emek Sensin. Sitedeki harika el işlerine bakarken kendimi kaybettim. Hayatta en sevdiğim şeylerden biri el işleridir. Kendim de vaktim olduğunda birşeyler yapmayı çok severim. Sitede pek çok farklı üretici var. Benim yaptırdığım kişi keceurunler  adıyla sitede yer alıyor. Kendisine hem erken teslimat hem de samimi yaklaşımı için çok teşekkür ediyorum. Magnetler tam istediğim gibi oldu, aynı İnci'm gibi kocaman gözlü ;)


Gelelim doğum günü kızının kostümünee :) Kozyatağı'nda bir arkadaşıma ait çok güzel bir mağaza var. Adı Elegante Baby& Junior.  Hatta daha önce açılışına da gitmiştim, blogda var (hatırlamak için bir tık). Çarşamba günü oraya gidip tam da 1 yaş doğum günü için harika bir elbise aldım. Bu mağazada her yerde olmayan çok farklı markaları bir arada bulabilirsiniz. Çağla Hanım bizim gibi yurt dışında alışveriş yapamayanlar için farklı ülkelerin seçkin markalarını ayağımıza kadar getiriyor. Özellikle düğün, parti, doğum günü, mezuniyet baloları, dini bayramlar için hem kız hem de erkek çocuklarına (smokin vb) özel hiç bir yerde bulamayacağınız şık elbiseleri buradan alabilirsiniz. Avm'lere kapanıp kalmamak lazım, kalkıp Kozyatağı'na gidin iyi ki gelmişim diyeceksiniz. İnstagram hesabı için bir tık :)

Merak edenler için yazayım ben de elbisemi Forever New mağazasından aldım :)

Havanın çok sıcak olması dışında herşey çok güzeldi. Partimize katılan, bize vakit ayıran tüm yakınlarımıza çok teşekkür ediyoruz. Çağıramadıklarımızın da samimiyetine ve affına sığınıyoruz.




Kızım için özel 1 yaş yazısı yazmayı düşünüyorum ama kalbim dayanır mı, kelimelerim yeter mi bilemiyorum…

Diyetisyen Serap Orak Tufan
15 Haziran Pazar 2014

Geçen yıl, bugün ;)

Yarın İnci'nin 1. doğum günü. Hazırlıklarımız sürüyor... Yakın akraba ve arkadaşlarımız arasında küçük bir kahvaltı organizasyonu şeklinde kutlama yapacağız. Ayrıntılar yarın blogda olacak, takipte kalın ;)

photo by Melissa Mey/geçen yıl bugün (14.06.2013)

Ayrıca kızımı babalar gününde doğurduğum için eşim tarafından ekstra takdir beklediğimi buradan da belirtmek istiyorum :) (babalar günü hediyesinden bu sene yırttık)

Önemli Not:
İnci için bebek bakıcımızı bulduk, Pazartesi işe başlayacak, tatlı bir ablamız oldu :) inşallah herşey çok güzel olur...

Diyetisyen Serap Orak Tufan

14 Haziran 2014 Cumartesi


Bebek bakıcısı arıyorum!

Malesef Lale devrimizin sonuna geldik :(

Bu Pazar İnci 1 yaşına girecek ve bir kaç gün sonra da annem Antalya'ya yani evine dönecek. İlk 1 sene İnci'ye bakma sözü vermişti. Sözünde de durdu. Hem de fazlasıyla! Her zaman ki gibi kendini geri plana çekerek kızımı 1 yaşına kadar getirmemde aslında baş rolü oynadı. Sadece o da değil, babamla beraber evimizin neredeyse tüm işlerini (yemek, alışveriş, tadilat vs.) yaptıkları için eşimle beraber tam bir lale devri yaşadık. 1 yıldır neredeyse hiç yemek yapmadım. Annem gidince tüm işler bana kalacak. Sanırım duraklama ve gerileme dönemine geçmeden dosdoğru çöküş dönemime gireceğim :(

Anne ve babama son 1 yıllarını bize ve bebeğimize adadıkları için ne kadar teşekkür etsem az. Zaten bunun bir karşılığı yok. Böyle bir fedakarlığı herkes yapmaz/yapamaz biliyoruz. Böyle bir imkanımız olduğu için çok şanslıyız. Umarım bakıcı konusunda da aynı şansı yakalarız. Eş-dost vasıtasıyla bazı telefon görüşmelerimiz de oldu tabi ama yüzyüze sadece 3 tane görüşmemiz oldu. Bu akşam 1 kişiyle daha görüşeceğiz. Umarım bu sefer şartlarda anlaşırız…

Görüştüğüm bakıcıları  www.teyzesizsiniz.com diye bir siteden buldum. Tavsiye ederim, faydalı bir site bence. (bundan 9 ay sonra buradan bulduğum bakıcının hırsız çıkması nedeniyle yaşadığım pişmanlığı ayrı bir yazıda yazacağım…)

Benden son haberler böyle, yoğun stres ve koşturmaca içindeyim. Blogdaki uzun süreli gecikme için affınıza sığınıyorum.

Sevgilerimle…

Diyetisyen Serap Orak Tufan

12 Haziran Perşembe 2014

Diyetisyenler Günü

Bugün 6 Haziran Diyetisyenler Günü! Bugün kimse diyetini bozmasın, diyetisyenler hariç ;)


Diyetisyen Serap Orak Tufan

6 Haziran 2014 Cuma

9 Mayıs 2014 Cuma beslenme günlüğüm

Dün sağlıklı beslenmenin verdiği gururla güne başladım. Ama maalesef İnci çok huysuz uyandığı için benim de modum düştü. İşe gelene kadar kucağımda kalmak istedi, zor hazırlandım. Hiç tadı yoktu, devamlı ağlıyordu. Ateşine baktım normaldi ama diş çıkarıyor olabilir…

Saat 09.30'da hızlı hızlı kaşarlı bir tost yedim ve yanında 1 bardak süt içtim.

Bugün hava tam bir kış günü gibi. Evden çıkarken şakır şakır yağmur yağıyordu. Böyle havalarda randevularda aksamalar olur, genelde iptal ederler. Bugün de gelmeyenler oldu tabi. Neyse İstanbul trafiği (çilesi) söz konusu olunca herkes birbirine karşı anlayışlı olmalı. Ben de olsam trafiğe girmek yerine acil bir işim yoksa evde kalmayı tercih ederim.

Apitera serisi 

Ofiste birşey içmedim ama 1 tatlı kaşığı kadar Apitera'nın arı sütü, bal, polen, propolis karışımından yedim (Altıparmak). Bazı günler unutuyorum ama aklıma gelince yiyorum. Antioksidan kaynağı olarak tavsiye edebilirim. Apitera'nın 4 farklı ürünü var ve sadece eczanelerde satılıyor. Çünkü soğuk zincirinin bozulmaması lazım.


Öğle yemeğimi 14.30'da yedim. Evde kalan yemekleri bitirdik. Hiç sevmediğim halde patates yemeği yemek durumunda kaldım. En manasız bulduğum yemeklerden biri patates yemeğidir. Çocukluğumdan beri hoşlanmam ama yerim.

4-5 kaşık kıymalı patates yemeği
3 kaşık pirinç pilavı
1 adet  kıymalı kabak ve 1 adet patlıcan dolması
2 kaşık bezelye yemeği
2 kaşık yoğurt

Bol nişastalı bir öğün oldu. Yemekten sonra tek şekerli bir kahve içtim.

Ofise geri döndüğümde yine birşey tüketmedim. Eve gelene kadar da kan şekerim çok düştü (hipoglisemi). Hatta zihnim o kadar bulanmış ki bilgisayarımı arabanın bagajında unutmuşum (iş çıkışı eşim beni almaya gelmişti). Yemek yedikten sonra, İnci'yi emzirip uyuttuğumda aklım başıma geldi ve çok panik oldum! Bilgisayarımı nerede bıraktığımı hatırlayamadım :( Neyse ki bagajdan çıktı. Takip edenler bilir, daha önceki bilgisayarım bagajdan çalınmıştı. Sakın bagajda bırakmayın. Arabanın kilit sistemini engelleyen bir düzenekle bagajın kilit dışı kalmasını sağlayıp, kolayca hırsızlık yapıyorlar.


Yemeğimi 20.00'den sonra yedim. Annem buzluktaki mantıları çıkarmış (bana harika bir süpriz oldu). Yemek yapma fırsatı olmamış. Çünkü İnci'nin bugün ateşi çıktı. Sabah yoktu ama öğleden sonra 38'i buldu :( şurup vermek zorunda kaldım. İşe gidince de aklım onda kaldı :(

1 büyük tabak dolusu mantı yedim , sanırım 2 standart kupa dolusu vardır (üzerine 3-4 kaşık yoğurt, 2-3 kaşık salçalı sos ve baharatlar ekledim)

Yemekten sonra tek şekerli bir kahve daha içtim, yanında da içinde fındık olan bir tane çikolata yedim.



Bir ara eşim telefonla konuşurken yediği patlamış mısır kasesini elime tutuşturdu. Onun konuşması bitene kadar 2 avuç dolusu kadar mısır yemişimdir. Neyse ki ellerim küçük :)

Bu satırları yazdıktan sonra birşey yemeyi düşünmüyorum ama belli olmaz…

Yarın son noktayı koyarım. Malesef bu gün de biraz karbonhidrat ağırlıklı oldu ama en azından hepsi ev yemeğiydi.

Diyetisyen Serap Orak Tufan

9 Mayıs 2014 Cuma

8 Mayıs 2014 Perşembe beslenme günlüğüm

İnci'min ofise geldiği bir gün (10 aylık)
Bu sabah güne yine erken başladık. 07.15'den sonra İnci tekrar uyumadı. Beraber yatakta biraz güldük eğlendik, sonra sıkıldık salona gittik. Bazı anneler evde kesinlikle tv açmıyorlarmış. Biz de tüm gün açık ama zaten İnci devamlı izlemiyor. Sabah olunca bizim ilk işimiz tv açmak. İnci çizgi filmlerin bazılarını izlemeyi seviyor. Mesela "Canım Kardeşim" Pepee'nin de Bebe'nin konuştuğu bazı sahneleri ilgisini çekiyor. En çok sevdiği şey de reklamlar!!! Reklamlar varken yemeğini daha kolay yediriyoruz. Tüm reklam dünyasına çok teşekkür ediyorum :) Yani son dönem çok popüler olan yetişkin alt bezi reklamları bile İnci'yi eğlendiriyor. En çok da bebek bezi reklamları (bebeklere gülüyor), şampuan reklamları, müzikli reklamlar vb. Eskiden reklam bitse diye düşünürken şimdi tüm kanallarda reklamları arıyoruz :) Yani anlayacağınız hayatta çoğu diğer konularda esnek olduğum gibi çocuğun tv izlemesi konusunda da olumsuz düşünmüyorum.

İnci'nin ekmekle ilk tanışması
Kahvaltımı 09.30 civarında yaptım. Annemin dışarda ufak bir işi vardı, gelirken simit almış. 1/2 sokak simiti ve yanında 2 dilim kadar peynir yedim. Domates vs. yoktu. Bu sefer süt vardı. 1 bardak da günlük sütümü içtim. Bir yandan da İnci'nin kahvaltı karışımını yedirmeye çalıştım. Her bir lokmayı o kadar uzun süre ağzında tutuyor ki!!! Yutmadan kesinlikle ağzını açmıyor. Özellikle de pek sevmediği şeylerse. Ama tarhana çorbası ve yoğurda bayılıyor. Onları hızlı yiyor. Zaman zaman İnci üzerinde denemelerim oluyor. Şu ana kadar anladığım kadarıyla tatlı tadı pek sevmiyor (bana çekmiş galiba). Verdiğim bazı şeyleri reddetti (örneğin lokum). Yüzünü buruşturdu. İlk andan beri sevdiği şeyler arasında da bildiğiniz kuru ekmek var. Halk ekmeğin tam buğday ekmeğinin içini bayıla bayıla yiyor.

Ofise gelince yine kendime bir filtre kahve yaptım ve tek şeker atarak içtim.

Bugün öğleden sonra bir programım nedeniyle randevu yazmamıştım ancak programımı iptal etmek zorunda olduğum için ben de bu fırsattan istifade ofisi temizlettirdim. Yoğunluk ve hergün gelen giden olması nedeniyle temizlik işi de aksıyor. Hazır boşken o da halloldu.


Bu arada yardımcıma lahmacun siparişi verdim ama kendim irademe hakim olarak Değirmen'e gidip ton balıklı salata aldım. Dün her 2 öğünde birden hamur işi yediğim için bugün hamur işi yemeyeceğim. Ton balıklı salatama ek olarak yağ ve tuz koymadım. Sadece limon sıktım. Yanında da 2 dilim kepekli ekmek yedim.

Şu an bu satırları yazarken çok acıktım çünkü başka hiçbir şey yemedim…

Eve gitmem saat 20.00'i buldu. İlk işim kızımla ilgilenmek daha sonra da yemek yemek oldu. Bugün sağlıklı beslenmeye kararlıyım.

20.30
5-6 kaşık bezelye yemeği
6 kaşık pirinç pilavı
1 kaşık manda yoğurdu (yarısını yeğenim Berra'ya kaptırdım :)

Yemekten sonra tek şekerli bir kahve daha içtim.



İlerleyen saatlerde İnci ile ilgilenip, uyuttuktan sonra karnım acıkınca canım meyve yemek istedi ama evde hiç meyve yoktu. Ben de dondurulmuş vişne (Superfresh) ve yoğurtla meyveli yoğurt yaptım yedim. İlave şeker koymadım. İçinde 12-15 tane kadar vişne vardır sanırım saymadım. Yoğurt da 2 kaşık kadardı.



Sonra eşimin tabakta bıraktığı kabak çekirdeklerinden de 20 adet kadar yemişimdir. Kayda değer birşey sayılmaz.

Bugün istediğim gibi sağlıklı ve düşük kalorili beslendim. Böylece dünü dengelemiş oldum.

Diyetisyen Serap Orak Tufan

8 Mayıs 2014 Perşembe

7 Mayıs 2014 Çarşamba beslenme günlüğüm

İnci Robin Cook'da
Ohh nihayet dün gece güzel uyuyabildim. İnci geç yattığı için gece sadece 1 kez uyandı ve sonra sabaha kadar uyudu. Ben de bu şekilde uykumu almış oldum. Günlerdir yaşadığım sefillikten sonra sabah modum iyi bir şekilde uyandım. Ancak trafo bakımı olması nedeniyle kalktığım zaman evde elektrik yoktu. Neyse su olmamasından iyidir :)


Kahvaltıda yediklerime gelince...
2 dilim peynir (biri tam yağlı Ezine diğeri de İzmir tulumu)
3 tane siyah zeytin
Domates, salatalık
2 dilim organik tam buğday ekmeği (Halk ekmek)
Maalesef süt alamadığımız için yine çay içmek durumunda kaldım :(

Ofise gidince yoğunluktan kahve içmeye fırsatım olmadı ama zaten uykumu aldığım için ihtiyacım da olmadı. Bugün gelen herkes çok güzel kilo vermişti. Verimli ve mutlu bir gün oldu. Öğleden sonra programım boş olduğu için önce eve gidip İnci ve annemi aldım, tatlı yeğenim Berra da bizimleydi. Hep beraber Brandium'a gittik.

Yemek yememiz saat 15.00'i buldu. O nedenle çok acıktık ve her çok acıkan insan gibi canımız hamur işi yemek istedi. Belki 1 saat daha erken gidebilsek daha hafif bir şey yeme eğilimim olurdu ama şu an şekerim çok düştüğü için pizza yemek istedim. Brandium'da ki Robin Cook'a gittik. Bu restoranı çok seviyorum. Hem mekan, hem yemekler hem de çalışanlar çok çok iyi.

zeytinlerini yemedim
15.00
1 Carnivora pizza (mantar, et, mısır, zeytin ve kurutulmuş domatesli. Bu pizzanın yarısını yedim. Yani 4 dilim kadar)
1 bardak ayran
Bir de yemekten sonra bu harika görünümlü ve tadı da bir o kadar güzel olan tiramisudan birkaç kaşık yedim. Yanında bir de az şekerli kahve içtim.



Sonra mağazaları gezdik. Neyse ki bu şekilde bolca da yürüyüş yapmış oluyoruz.

Lokumu da yedim :)


Akşam yemeği için evde sağlıklı şeyler olmasına rağmen eşimin de isteği üzerine lahmacun siparişi verdik.

19.30
1 adet lahmacun
1 bardak ayran

Güya bugün dikkatli beslenecektim ama maalesef her 2 öğünde de hamur işi yedim :( Neyse ki porsiyonlarını büyük tutmadım. Ayrıca günümün bir kısmı da ayakta geçtiği için normalden fazla kalori harcadım. Bu da diyetisyen tesellisi :)

Yemekten sonra tek şekerli bir kahve daha içtim.

Dikkat ettim de hiç meyve yememişim. O nedenle evde yeşil erik buldum ve bolca yeşil erik yedim. Ekşi olduğu için en fazla 15 tane falan yemişimdir. Saymadım, ayrıca tuza da batırmadım.

En düşük kalorili meyve!!! yeşil erik


Diyetisyen Serap Orak Tufan

7 Mayıs 2014 Çarşamba
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...