Yine güne erken başladım ama İstanbul'da yaşayan pek çok insana göre geç bile sayılır. Bu şehirde yaşamak gerçekten çok zor. Herkese sabır ve kolaylıklar diliyorum...
Evden çıkmadan önce 1 bardak sütümü içtim tabi ki...
Ofise yürüyerek geldim. Geç yattığım için çok uykum vardı. Belki açılırım diye yürümeyi tercih ettim. 08.45'de evden çıktım. Tam 09.00'da ofisteydim. O sırada telefonum çaldı ve 09.00 randevum iptal etti :)
Bir süre internete girip günlük sanal ziyaretlerimi yaptım. Ekran başına oturunca zaman nasıl geçiyor anlamadım.
Değirmen'den sandviç siparişi verdim.
10.20
1 kupa
şekersiz hazır kahve (bu kupamı da bir danışanım hediye etmişti)
1 adet
beyaz peynirli sandviç (içinde 3 kibrit kutusu kadar beyaz peynir vardı, ekmeği de 3 dilim eder)
Dün blogumu 1950 kişi okumuş! Okadar mutlu oldum ki. Her geçen gün daha fazla kişiye ulaşmak güzel bir duygu. Bunu en iyi bloggerlar anlar herhalde :)
Okuyan ve takip eden, hatta blogumu arkadaş çevresine duyuran herkese çok teşekkür ederim...
Bu akşam dışarıda yiyeceğiz. Londra'da yaşayan bir arkadaşımız geldi. Senede 1 kez buluşabiliyoruz. Bu sefer Ataşehir'de bir balıkçıya gideceğiz. Büyük ihtimalle akşam çeşit ve kalori kaçar o nedenle gündüz dikkat etsem iyi olur. O nedenle evden getirdiğim kuru fasulyeyi yemeye devam...
13.30
1 tabak dolusu etli kurufasulye
1 dilim ruşeymli ekmek (dilimin 1/4'ü kaldı, bitiremedim fazla geldi)
Gözlerim kapanıyor, uyku çöktü. Ben gidip bir kahve yapayım kendime...
16.30
5 adet
Peyman kuru erik
1 Türk kahvesi (tek şekerli)
Ofisten 20.00'de çıktım. Arkadaşımla buluşup
Ataşehir'deki
Foça Balık'a gittik. Rezervasyonu dün yaptırmıştım.
Balık yiyeceğim zaman çok mutlu oluyorum :)
Restoran gayet şık ve dekorasyonu iç açıcıydı. İlk kez gittiğim için etrafı incelemeye koyuldum ama kızlarla sohbet o kadar yoğun başladı ki ortamdan soyutlandım. Hiçbirimiz sigara içmediğimiz için sigarasız kısımda dumansız bir akşam geçirdik.
Saat 21.00'e kadar birşey sipariş vermedik. Eşim de gelince kadro tamamlandı. Bu grubun özelliği hepsi üniversiteden sınıf arkadaşı. Ama şöyle bir durum var ki sanki ben kızlarla eskiden arkadaşmışım da Kürşad benle evlenince gruba dahilmiş gibi oluyor. Kız kıza o kadar iyi anlaşıyoruz ki :)
 |
Mısır ekmeği ve turşu |
Yemekler gelene kadar masaya gelen turşu, mısır ekmeği ve zeytin gibi atıştırmalardan yedim. Zaten turşuyu çok severim buna bayıldım. Biberli yapmışlar, yarına bu kadar tuzlu yediğim için gözlerim şiş olur artık. Neyse ki hergün turşu yemiyorum.
20.30
Başlarken,
Lahana, domates, salatalık turşusu
1 dilim mısır ekmeği
1 tane yeşil zeytin
Bolca su
 |
Hamsi tava ve salata |
Saat 21.00 olduğu için başka meze sipariş vermeden balıklarımızı söyledik. Çok acıktım!
Palamut mevsimi olduğu için ben palamut yemek istedim. Ayrıca herkes tadına baksın diye ortaya bir porsiyon
hamsi tava siparişi verdik.
21.30 civarı ortaya gelen hamsi tavadan tabağıma
biraz hamsi ile salata aldım. Salata o kadar güzeldi ki sonra bir bu kadar daha yedim.
Asıl yemek olarak da ızgara palamut yedik. 1 tanesi 2 kişilik olduğu için arkadaşımla paylaştık.
 |
Izgara palamut |
22.00
1/2 ızgara palamut
1/2 fırınlanmış kaşarlı tereyağlı patates
1 kadeh beyaz şarap (bugün canım şarap içmek istedi)
Hiç ekmek yemedim, çünkü patatesi yedim.
Ayrıca yemekten sonra herkes tatlı yediği halde 1 çatal bile tadına bakmadım. Ama
söylediklerine göre sufleler harikaydı. Tadına neden bakmadığıma gelince
gerçekten canım istemedi. Tok karnına zaten tatlı yiyemem, biliyorsunuz tatlı seven biri de değilim. Ayrıca çok tok olduğum için tatlı yiyecek yerim zaten yoktu.
Bu arada ahtapot salatası sipariş vermemize rağmen sanırım servis yoğunluğundan unuttular. Masaya gelmedi. İyi ki de gelmemiş çünkü hepimiz çok doymuştuk. Boşa sipariş vermişiz. Kendi adıma son derece lezzetli ve güzel pişmiş bir balık yediğim için oldukça mutluydum.
 |
Burçin Hanım'ın ellerine sağlık limonata çok güzeldi |
Bir de şöyle güzel bir an yaşadık.
Kahvelerimizin yanında zencefilli naneli limonata ikram ettiler. İşletme sahibi bayan kendi elleriyle yapmış ve ilk kez bize ikram ettikleri için masamıza uğrayıp nasıl bulduğumuzu sordu.
Gayet lezzetliydi. Üstelik bence kahvenin yanında sunulması da şık oldu. Bu şekilde
Burçin Hanım'la da tanışmış olduk :) Hem çok güzel, ilgili, hem de becerikli bir işletme müdüresi olduğu için mekan için büyük şans olduğunu düşünüyorum...
23.30
Sade Türk kahvesi
1 minik bitter çikolata
1 küçük bardak limonata
Sonuç olarak çok hoş bir sohbet ve lezzetli yemeklerle dolu bir akşamdı.
Londra'dan Özden gelmiş bizde bir bayram havası akşamımızı da bu kareyle sonlandırmış olduk :)
Diyetisyen Serap Orak Tufan